9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 15:16
Bir çocuğun adı, bir annenin kalbinde sonsuza kadar yankılanır mı? Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Hamnet benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Daha en başından Hamnet’in öleceğini biliyoruz. Sonu sürpriz değil. Ama buna rağmen kitap öylesine akıcı, öylesine güçlü ki elimden bırakamadım. Çünkü burada merak edilen şey ölümün kendisi değil; bir annenin o ölümle nasıl yaşayacağı. Bir acının bir kalbe nasıl yerleşeceği. Bir “keşke”nin bir ömre nasıl yayılacağı… Bir annenin evladını kaybettiğinde içine çöken o tarifsiz boşluğu, pişmanlığı ve susmayan iç sesini öyle derinden anlatıyor ki; okurken yalnızca sayfaları çevirmiyorsunuz, yasın tam ortasında yürüyorsunuz. Agnes dünyayı herkesten farklı algılayan, sezgileri güçlü, doğayla iç içe bir kadın… İnsanların ondan uzak durmasına sebep olan o farklılık, aslında onu güçlü kılan şey. Çocuklarına duyduğu sevgi o kadar sahici ki; Hamnet’ı kaybettikten sonraki yas süreci insanın içine işliyor. Sessiz, gerçek ve sarsıcı bir acı… Baba karakteri ise başta bana daha mesafeli geldi. Kendi benliğini arayan, biraz kaçan bir adam gibi… Ama zamanla onun da acıyı taşıma biçimini görmek ve özellikle sonlara doğru yaptığı şey gerçekten yüreğe dokunuyor. Ve o acı, yıllar sonra kaleminden dökülen Hamlet ile başka bir forma bürünüyor. Bu roman yalnızca bir kaybı anlatmıyor. Bir annenin kalbinde hiç susmayan o sesi, zaman geçse de dinmeyen o yankıyı fısıldıyor. Bazı acılar toprağa verilmez, kalbin içinde yaşamaya devam eder. Ve bu hikâye, bir annenin kalbini sessizce önümüze bırakıyor
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.