Puan vermedi·214 syf.··
2026 10. kitabı
Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu Dönem romanlarımızdan, herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm bir eser: Yaban. Yaban, Türk edebiyatında Anadolu gerçeğini en sert ve en sarsıcı biçimde anlatan romanlardan biridir. 1932’de yayımlanan eser, yalnızca bir köy hikâyesi değil; aynı zamanda aydın ile halk arasındaki kopuşun, yıllarca biriken ihmalin romanıdır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, İstanbul’da yetişmiş bir aydın ile Anadolu köylüsü arasındaki derin uçurumu anlatır. Savaşta kolunu kaybetmiş bir gazi subay olan Ahmet Celal, Anadolu’daki bir köye yerleşir. Ancak burada karşılaştığı gerçeklik; kafasında idealize ettiği Anadolu insanı değildir. Köylüler onu bir türlü içlerine alamaz; onu hep yabancı, hep “yaban” olarak görürler. Ahmet Celal ne yaparsa yapsın köylüye yaranamaz. Roman boyunca Ahmet Celal’in aydın bakış açısından savaş yıllarındaki köy hayatını, köylünün Kurtuluş Savaşı’na bakışını ve Anadolu insanının içinde bulunduğu sosyal durumu görürüz. İlk bakışta kitapta sadece köylünün cahilliği, savaş karşısındaki kayıtsızlığı ve hurafeler bağlılığı eleştirilir gibi görülse de romanda yalnızca köylü eleştirilmez. Köylüyü bu halde bırakan aydın kesim ve yönetim de eleştirinin hedefindedir. Yıllarca Anadolu’yu sadece insan ve gıda kaynağı olarak görüp ona eğitim, bilim ve hizmet götürmeyen; okullar açmayan, halkı kaderine bırakan bir düzenin ve aydınların halktan kopuk yaşamasının sonucu olarak ortaya çıkan büyük kopuş anlatılır. Köylünün hurafelerle, din kisvesi altındaki kişilerle nasıl yönlendirildiği; “okudum üfledim” diyenlerin köylüden ihtiyaçlarını toplayıp gitmesi ve halkın buna gönülden rıza göstermesi de romanda dikkat çekici biçimde işlenir. Bilimden ve eğitimden uzak bırakılmış bir toplumun tablosu çizilir. Mehmet Ali, Zeynep Kadın, İsmail, Emeti Kadın, Çoban Hasan, Emine, Salih Ağa, İmam, Bekir Çavuş, Süleyman ve Memiş gibi karakterler aracılığıyla köyün dünyası gözler önüne serilir. Yaban, bana biraz da “Esir Şehrin İnsanları”nı hatırlatıyor. Her iki eser de Milli Mücadele’nin aslında toplumun tamamı tarafından aynı bilinçle desteklenmediğini; hatta düşmanın kazanmasını umut eden kesimlerin bile bulunduğunu gösteriyor. Her iki kitap da romantik tablolar yerine acı ve rahatsız edici gerçekleri göz önüne seriyor. Bu dönem romanlarını okudukça, Milli Mücadele neferlerine ve özellikle Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğum hayranlık ve minnet katlanarak artıyor. Bunca cehaletin, bunca umutsuzluğun ve bunca engelin içinde bu ülkeyi nasıl ayağa kaldırdılar diye düşünmeden edemiyor insan. Yaban sadece bir dönem romanı değil güçlü bir toplumsal eleştiridir.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.