9/10
·293 syf.··
2026 35. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 08:10
Hamnet, William Shakespeare’in küçük yaşta hayatını kaybeden oğlu Hamnet’in gerçek hikâyesinden esinlenerek yazılmış bir romandır. 1580’lerin başında Stratford’da yaşayan Shakespeare ve Anne çiftinin üç çocuğu olur: önce Susanna, ardından ikizler Judith ve Hamnet. Shakespeare’in eşi genellikle Anne Hathaway olarak bilinse de babası Richard Hathaway vasiyetinde ondan Agnes olarak söz eder. Bu nedenle romanda da karakter Agnes adıyla anılır. Judith ve Hamnet 1585 yılında vaftiz edilir. Ancak Hamnet, 11 Ağustos 1596’da henüz on bir yaşındayken nedeni tam olarak bilinmeyen bir hastalık sonucu hayatını kaybeder. Yıllar sonra Shakespeare’in yazdığı Hamlet oyununun bu kaybın ardından kaleme alındığı düşünülür. O dönemde Stratford kayıtlarında Hamnet ve Hamlet isimlerinin zaman zaman birbirinin yerine kullanılabildiği de bilinir. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, hikâyenin Shakespeare’in değil Agnes’in etrafında şekillenmesidir. Maggie O’Farrell, Agnes’i güçlü sezgilere sahip, doğayla derin bir bağ kurmuş, otlarla şifa dağıtan ve çevresinde gizemli görülen bir kadın olarak resmeder. Böylece tarihin çoğu zaman görünmez kıldığı bir kadın figürü, romanın hem duygusal hem de anlatısal merkezine yerleşir. Hikâye 1596 yılının gölgesinde ilerlerken yazar, veba salgınının Avrupa’ya yayılışını da çarpıcı ve neredeyse masalsı bir anlatımla tasvir eder. İskenderiye limanında bir maymundan bir miçoya sıçrayan bir pirenin gemiler aracılığıyla denizleri aşarak farkında olmadan ölümcül bir salgının taşıyıcısı hâline gelmesi, romanın en etkileyici sahnelerinden biridir. O dönemde “hıyarcık vebası” olarak bilinen salgın, vücutta oluşan şişlikler nedeniyle bu isimle anılmıştır ve Avrupa’nın birçok yerinde büyük yıkımlara yol açmıştır. Romanın en dokunaklı anlarından biri ise ateşler içinde yatan bir çocuğun başında bekleyen annenin çaresizliğidir. Zaman ağırlaşır, dakikalar uzar ve bir annenin yaşadığı korku ile acı sayfalardan taşar. Okur kitabın başında Shakespeare’in oğlu Hamnet’in hikâyesini okuyacağını düşünür; fakat ilerledikçe bunun aslında bir annenin, Agnes’in hikâyesi olduğunu fark eder. Hamnet’in ikizi Judith’i kurtarmak için gösterdiği çaba, kardeşinin yerine geçip onun hastalığını üzerine alması ve ölümü göze alması anlatılsa da romanın asıl gücü Agnes’in yaşadığı kayıp ve yasın derinliğinde saklıdır. Çocuğunu kaybeden bir annenin acısı, yaşadığı yalnızlık ve depresyon o kadar güçlü bir şekilde anlatılır ki okur bu duyguyu kendi içinde hisseder. Roman aynı zamanda iki farklı zaman dilimi arasında gidip gelen bir anlatı yapısına sahiptir. Bir yanda Hamnet ve kardeşlerinin çocukluk yılları, diğer yanda Agnes ile Shakespeare’in tanışması, evlilikleri ve aile hayatları anlatılır. Bu yapı sayesinde okur karakterlerle daha güçlü bir bağ kurar ve hikâyenin duygusal yoğunluğu daha da artar. Agnes, yalnızca bir eş ya da anne değildir; aynı zamanda doğayla iç içe yaşayan, bitkilerle hazırladığı karışımlarla insanları iyileştirmeye çalışan güçlü bir kadındır. Doktorların batıl yöntemlerle tedavi etmeye çalıştığı hastalıkları o, doğadan öğrendiği bilgilerle iyileştirmeye çalışır. Roman ilerledikçe Agnes’in yaşadığı büyük kayba rağmen ayakta kalma çabası, ailesine sahip çıkışı ve hayata tutunma mücadelesi anlatılır. Sonunda Hamnet, yalnızca tarihsel bir olayın anlatımı değil; annelik, kayıp, yas ve hayatta kalma mücadelesi üzerine derin ve etkileyici bir hikâyeye dönüşür. Okuru hem tarihsel bir yolculuğa çıkarır hem de insanın en temel duygularıyla yüzleştirir.
1000Kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
··
2.245 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okuma zincirini takip ettiğiniz, dün geceki toplantıya sunduğunuz güzel katkılar için teşekkür ediyoruz! 🧚🏼‍♀️
önder güngör
Gönderi Sahibi
Kitap Simyacıları Kulübü sizlerle beraber kitap okumanın vermiş olduğu mutluluk paha biçilmez İyi ki varsınız İyi ki beraberiz teşekkürler 🙏
İnce elenip sık dokunan bir inceleme🤌🏻💙🥳📚
önder güngör
Gönderi Sahibi
teşekkür ederim