·132 syf.····Okunma: 09 Şubat 2026 16:00 Çok fazla abartılan kitaplara her zaman kuşkuyla bakmışımdır. Bu kitaba da bir türlü ısınamadım, çevremdeki çoğu kişi okudu, kitap hakkında konuştu hatta öğretmenler önerdi (Aslında onların öğretmenliklerini bir daha gözden geçirmeleri gerekiyor! Kitabın eksiklerini söyleyerek önerselerdi asla sözüm yoktu.) Kitabı daha okumadan olumsuz olarak algılamamın en önemli nedeni yazar hakkında herhangi bir bilgi olmamasıydı çünkü ben eli kalem tutan herkesin yazmasına karşıyım ve kitap basan herkesi yazar olarak görmüyorum. Daha elime alır almaz kitabın da çok basit bir anlatımı olduğunu fark ettim, bu akıcılığa neden olsa da satırlar ilerledikçe, sayfaları çevirdikçe gördüğüm yazım hataları beni kitaptan çok soğuttu. Konu orijinal değil ama anlamlı ve güzel, yine de herkes işleyebilir böyle bir konuyu ama konunun güzelleşmesi kullanılan dile, edebiyata da bağlıdır. Nasıl ki bir sinema filminde senaryo çok iyi olsa da oyuncular ve yönetmen kötü olunca filme kötü diyoruz, bu kitap da aynen öyleydi. Kitap sadece konusuyla kitap değildir. Kitap edebiyattır, kitap imladır, kitap anlatım bozukluğu yapmadan yazmaktır. Bir kez daha anladım ki herkes yazabilir ama herkes asla yazar olamaz! Kitap boyunca “vaat edilen” diye yazılması o kadar rahatsız etti ki beni, keşke yazan kişi kitabı yazmadan önce biraz Türkçe dersi alsaymış dedim. Vadedilen yazmayı bilmeyen vadedilmiş topraklar hakkında neden kitap yazıyor?
Ayrıca incelemelere bakınca kitaptan büyük bir dava gibi bahsedildiğini, herkesin çok etkilendiğini okuyup kendini sorguladım. Sırf Kudüs’teki zulmü anlattı diye bir kitap beğenilebilir mi? Bilerek zulmeden birine tabii ki tepki verilir bu zaten insanlık meselesidir ama sadece Filistin meselesinin öne çıkarılıp, Starbucks’ın önünde kısa bir eylem yapıp (sanki tek suçlu oymuş gibi), Afrika’yı, Doğu Türkistan’ı unutup hatta ülkemizde yaşanan zulme gözlerini kapayanlar bana sürü psikolojisine uyan bilgisiz insanlar gibi geliyor. (Filistin’e yapılan zulmü asla desteklemiyorum, sadece insana değil herhangi bir canlıya yapılan hiçbir zulmü desteklemiyorum ama tek zulüm gören Filistinlilermiş gibi davranılmasına karşıyım!) Ayrıca yürüyüşlere katılıp sosyal medyada boykot çağrısı yapanların rahat bir şekilde boykot ürünü almasını da sürekli sorguluyorum. Ya da sadece İsrail ve Amerikan mallarını boykot edip Çin ürünlerini boykot etmeyenlere şaşırıyorum!
İmla hatası, anlatım bozukluğu, yazım yanlışı, basit diyaloglar olmadan güzel bir edebi dille bu konu çok daha güzel işlenebilir ve gerçekten anlamlı bir kitap yazılabilirdi.