Okuduklarınızın gözlerinizin önünden bir film şeridi gibi geçtiği, ağlama noktasına geldiğiniz, olaylara müdahale edip farklı bir yön vermek istediğiniz eserler olur ya hani işte öyle muhteşem bir eser Uçurtma Avcısı.
İki yakın dost, arkadaş olan Emir ve Hasan’ın
bir uçurtma ile hayatları tamamen değişir. İhanet, bazı şeylere karşı olan o derin sessizlik dostluğun yerini alır. Sınıfsal farklılıklar, etnik köken farklılığı, toplum baskısı gibi etmenlerde bu arkadaşlığa ihanetin karışmasına sebep olur.
Khaled Hosseini Afganistan’ın coğrafyası, Sovyet işgali, işgal ile yeni Afganistan‘daki değişimlere, savaşın insanlar, çocuklar üzerindeki etkilerine, etnik köken farklılıklarından dolayı dışlanmanın izlerine çok iyi bir şekilde değinmiştir. Allah, Kuran, şeriat kelimelerinin arkasına sığınıp halka zulmedenlere, çocuk istismarcılarına da değinmeden geçmemiştir. Dolayısıyla psikolojik olarak da oldukça dolu dolu bir eser.
Gayet sade ve anlaşılır bir dil ile yazılan bu eserde yoğun bir edebi dil bulunmuyor.
Yapılan hatalar, geçmişten kaçamamak, vicdan azabı …
O vicdan azabından kaçmaya çalışmak yerine belki de yüzleşmek bizi daha olgun , daha umutlu biri yapıyor. Evet bazı hataların geri dönüşü olmuyor ancak bir çocuğun gözlerinde o sevgiyi görme umudu herşeye değer…