·124 syf.····Okunma: 09 Aralık 2022 00:00 Bir gün ormanda bisikletle giderken düşüp hayatınızı kökünden değiştirmeye karar verebilir misiniz? Doppler gerçekten tam da böyle bir anda ormanda yaşamaya karar veriyor. Evli, iki çocuklu, başarılı bir adam olan fakat bu başarının pençesinde kıvranan, hayatını bunun üzerine inşa ettiğini idrak eden ve insanlardan aslında hoşlanmadığını anlayan birisi Doppler. Nitekim artık tüm bunları geride bırakıp ormana çadırını kuruyor ve avladığı bir geyiğin yavrusunu da kendisine yoldaş edinip hayatını ormanda sürdürmeye başlıyor.
Okumaya başlamadan önce "into the wild" tarzı bir hikaye okuyacağımı düşünüyordum. Bilmeyenler için bu hikayede (film) kahramanımız kendisini tamamen bir bilinmezliğin içerisine atıyor ve ormanda hiçbir insanla temas kurmadan tamamen yalnız başına hayatta kalmaya çalışıyor. Fakat bu kitapta hikaye biraz daha farklı. Doppler bunu ne kadar çok istese de tamamen insanlardan soyutlanmıyor. Şehrin içinde bir ormanda kendisine çadır kuruyor ve avcı toplayıcılık, takas ya da hırsızlıkla hayatta kalmaya çalışıyor. Bir yandan eşi onu ara sıra ziyarete geliyor bir yandan da ara sıra çocuklarıyla görüşmek zorunda kalıyor. Bu esnada mecburi arkadaşlıklar da kurarak yalnızlığına bir nebze gölge düşürüyor. Sonunda asıl istediği şeyi anlayarak yeni rotalara doğru küçük oğluyla birlikte yola çıkan Doppler'i neler bekliyor ben de merak ediyorum.
Modern insanı ve tüketim toplumunu yeren ve alternatif bir yaşam modeli sunan Doppler, bence okunmaya değer bir kitap. Dilini de oldukça akıcı buldum ve bir oturuşta bitirdim. Norveç edebiyatı ile de böylece tanışmış oldum.