Bir Başka Sen #okudumbitti
Bitirdim; kapağını kapattım ama kafam hâlâ kitabın içinde kaldı. Zaman temalı kurguları zaten çok severim, o yüzden beklentim yüksekti. Şanslıyım ki bu kitap beklentimi karşıladı hatta yer yer üstüne çıktı.
Hikâyenin başladığı yer bile beni hemen içine aldı: dededen kalan antikalarla dolu bir ev, içine kapanmış bir karakter ve daha ilk sayfalardan itibaren “bu evin bir sırrı var” duygusu… Zafer’in yalnızlığı, hayata küsmüş hali bana yapay gelmedi. “Dram olsun” diye değil, gerçekten insanın içine işleyen bir ağırlıkla yazılmış. O evin havası da çok güçlü; eşyaların geçmişi, evin köşelerinde biriken sessizlik, sanki her şey bir şey anlatacak gibi.
Sonra Hakan ve Zambak devreye girince kitap başka bir ritme geçiyor. Burada en sevdiğim şey şu oldu: olaylar hızlanıyor ama acele ettirilmiş gibi değil. Her detay, her merak unsuru yerli yerinde. Zambak’ın hikâyeye girişinden itibaren ben de okur olarak daha dikkatli okumaya başladım; çünkü her hareketin bir anlamı varmış hissini veriyor.
Zaman meselesine gelecek olursam… Kitap bunu sadece “geçmişe gittik, geleceğe geldik” gibi düz bir yerden almıyor. Bence esas vurucu tarafı, zamanın içine kimliği de katması. Aynı yüz, aynı ses, ama bambaşka bir hayat ihtimali… İnsan okurken ister istemez duruyor: “Benim hayatım dediğim şey, hangi küçük kararların toplamı?” diye düşünüyor. Zaman geçidi fikri heyecan veriyor evet, ama bende asıl kalan duygu; o geçişlerin karakterlerin iç dünyasında açtığı çatlaklar oldu. Bazı sahnelerde meraktan sayfayı hızlı çevirdim, bazı yerlerde de “dur bir dakika” deyip düşünerek okudum. Bu dengeyi seviyorum.
Akıcılık kısmı da bence kitabın artılarından. Merakı diri tutuyor, bölümler su gibi gidiyor. Zaman kurgularında bazen fazla açıklama olur, bazen de her şey sisli kalır; burada ikisi arasında iyi bir çizgi yakalanmış. Hem gizemi koruyor hem de okuru dışarıda bırakmıyor.
Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve kalemini gerçekten sevdim. Sürükleyici ama aynı zamanda “hikâye bitti” deyip geçmiyorsun; geride birkaç soru bırakıyor. Benim için iyi zaman kurgusu budur zaten: sadece olay değil, zihinde yankı.
Kısacası; gizem, atmosfer, zaman ve “başka ihtimaller” fikrini seviyorsanız “Bir Başka Sen” çok keyifli bir okuma. Ben severek okudum ve yazarın başka kitaplarını da merak ettim.
@gutenbergyayinevi
#birbaşkasen #betülkılıç #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri