Gönderi

8/10
·96 syf.··
2026 7. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 18:01
Martı Jonathan Livingston – Richard Bach Martı Jonathan Livingston, ilk bakışta basit bir hikâye gibi görünse de, aslında insanın kendini aşma isteği üzerine yazılmış oldukça sembolik bir kitap. Bir martının sürünün kurallarına uymak yerine kendi sınırlarını zorlamayı seçmesi, aslında insanın kendi hayatında verdiği benzer mücadeleleri hatırlatıyor. Jonathan diğer martılar gibi sadece hayatta kalmak için uçmak istemiyor. Onun derdi daha hızlı, daha yükseğe ve daha özgür uçabilmek. Bu yüzden sürü tarafından dışlanıyor. Ama tam da bu noktada hikâye daha anlamlı hâle geliyor: Toplumun koyduğu sınırların dışında kalmak bazen yalnızlık getiriyor ama aynı zamanda gelişmenin de yolu olabiliyor. Kitabı okurken sürekli şu düşünce aklıma geldi: İnsan gerçekten ne kadar kendi potansiyelini kullanıyor? Çoğu zaman çevrenin çizdiği sınırların içinde yaşamayı kabul ediyoruz. Jonathan’ın hikâyesi ise bu sınırları sorgulamaya davet ediyor. Richard Bach’ın dili çok sade ve akıcı. Hikâye kısa ama içinde güçlü bir felsefe var. Özellikle özgürlük ve kendini gerçekleştirme fikri kitabın merkezinde duruyor. Bu yüzden bazı bölümler neredeyse bir masal gibi, bazı bölümler ise oldukça düşünsel bir metin gibi hissettiriyor. Martı Jonathan Livingston bana şunu düşündürdü: İnsan çoğu zaman başkalarının çizdiği hayatı yaşamaya alışıyor. Oysa kendi sınırlarını zorlamaya başladığında gerçek anlamda özgürleşebiliyor. Kitap kısa olmasına rağmen bıraktığı düşünce oldukça uzun sürüyor.
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,1bin okunma
··
761 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Lisede bir hocamızla olan kitap kulübümüzle birlikte okumuştuk. Hoca bu kitabı okuyacağımızı söyleyince ve kitabı alınca biraz ön yargı yapmıştım işte kendimce. İlk bakış öyle normal bir hikaye gibi geldi -ki aslında kitap okudukça fark ediyorsun her kitap içinde basit denilemeyecek hikayeler saklıyor- hatta içerik itibariyle daha küçük kesimin de okuyup anlayabileceği şekilde ama anlatmak istenilenler tam da yazdıklarınız gibiydi tabii. İnsanın kendi yolunu bulması için bazen hatta çoğu zaman sürüsünü kaybetmesi lazım kitap bunu ve potansiyelini arayan martının tüm küçümseme ve dışlanma "yapamazsın!" baskılarına rağmen insan ve toplum üzerinden bu değerlendirmeyi yapmaya bizi itiyor güzel bir eserdi. Kaleminize sağlık çok güzel bir inceleme olmuşş✨
Özge
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim sizin de kaleminize sağlık bizimle bu anılarınızı paylaştığınız için 🥰
Benim en büyük çıkarımım bu olmuştu kitapta"bir insanın en ağır yükü, gerçekleştiremediği potansiyelidir." Ayrıca insanlar başaramadığı ya da başaramayacağı şeyi başkaları da başaramasın İster çoğu zaman “onların söylediklerine kulak asma dene başarısız ol dene başarısız ol tekrar dene ve daha iyi başarısız ol” motivasyonunu aşılayan güzel bir kitap.
Lise yıllarında okuduğum bir kitaptı. O vakit anlamını ve kitabın vermek istedigi mesajı anlamamış olmalıyım ki , "Başkalarının çizdiği sınırlar" içinde yaşamaya devam ettigimi fark ettim.- çoğunluk gibi...- Güzel bir inceleme olmuş. Okuma ve yazma yolculuğunuz daim olsun.