Puan vermedi·248 syf.····Okunma: 17 Mart 2026 00:03 Altı harfli bir tatlı neyi çağrıştırıyor sizde?
Adının aksine içinde acılar barındıran ve bunu iliklerimize kadar hissettiğimiz kimsesizliği çaresizliği okumak yetmediği gibi çoğumuz payımızı alıyoruz.
Kim bilir kaç altı harfli bir tatlı vardı aramızda. İki kadının birbirine hikayesini anlatması aslında bir kimlik arayışıdır.
Yalnızlığa mahkum edilmiş insanlar Hayata 1-0 geç başlıyor Hatta bazıları başlayamıyor bile. Kitaptaki karakterleri okudukça birkaç karakter daha geçti gözümün önünden. Anna Karenina (Tolstoy)
Sebep: Anna da toplum ve aile baskısı altında sıkışmış, yalnızlık ve yalnız başına kalma duygusuyla mücadele eden bir kadın. Selime Teyze gibi, kendi iç dünyasında yoğun bir yalnızlık ve sorgulama yaşıyor.
Raskolnikov (Dostoyevski, Suç ve Ceza)
Sebep: Bir erkek karakter olmasına rağmen, Selime Teyze’nin yalnızlığı ve hayata geç başlama temasıyla paralellik gösteriyor. İkisi de kendi hayatlarının kontrolü dışında, içsel sancılarla ve vicdan sorgulamalarıyla mücadele ediyor.
Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway’i
Sebep: Mrs. Dalloway, çevresindeki hayatla ve geçmişle yüzleşirken içsel yalnızlık ve iç hesaplaşma temasıyla öne çıkıyor. Selime Teyze’nin sessiz köy hayatındaki yansımalarıyla benzer.
Selime Teyze ve Meltem gibi karakterler, yalnızlığa mahkûm edilmiş insanlar olarak karşımıza çıkıyor. Hayatlarının büyük kısmı sessizlik, ihmal ve görünmezlik içinde geçiyor; çoğu zaman “1-0 geriden” başlıyorlar hayata. Bazıları ise o başlangıç çizgisini hiç göremiyor, hiçbir zaman tam olarak katılamıyor.
İnsan sanıyor ki kıyamet bir kerede kopacak. Belki herkesin kıyameti ayrı ayrı kopuyordur.
Sf119
Ama kitapta ilginç olan, küçük tesadüfler ve beklenmedik karşılaşmaların bile hayatı yeniden başlatma gücü. Selime Teyze’nin köye çekilmesi, Meltem’le tanışması gibi… Hayat geç başlasa da, bazen küçük bir dokunuş veya bağlantı her şeyi değiştirebiliyor. Işte burada asıl soru ne kadar hayata geri dönebildiler?
Bazı şeyleri bir kere duymak yetiyor, her şeyi anlıyorsun.