Gönderi

Puan vermedi·262 syf.··
2026 47. kitabı
Anne babasının küçük yaşta kaybeden Işık’ın yaşamını yönlendirme sürecinde aslında yaptığı evliliğin de ona bir ev olmadığını görüyoruz. Işık, annesi, babası, Sevgi, Behçet ve diğerleri… Bir insanın çocukluğundan itibaren yaşadıklarını okurken, o kadar tanıdık geldi ki her şeyi ile toplumun içindendi her biri. Anne ve babasını kaybettikten sonraki dönemi oldukça zorluydu tabi. Arada çocukluk arada gençlik dönemleri derken Işık’ın yaşamına dair detaylar bir yap boz parçası gibi birleşiyordu. Annesinin hocalık yaptığı Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde çalışmak yerine evinin kadını olmuştu. Ama ilk çocuğu Aziz’den sonra eşi Behçet ile arasındaki sevgi yok olmuştu. Belki de hiç yoktu zaten. Sonra peş peşe iki kız çocuk sahibi daha oldular. Aslında belki de insanlar aynı çatı altında farklı hayatlar da yaşayabiliyordu. Bazen bir evin odaları birbirine komşu, kalpleri birbirine yabancı oluyor. İnsan, adının yazılı olduğu kapının ardında bile kendini misafir gibi hissedebiliyor. Çünkü ev, yalnızca tuğla ve çatı değil ki, anlaşılmak, görülmek ve ait hissedilmektir bana göre . Bunlar yoksa, aynı çatı altında yaşanan hayatlar birbirine değmeden geçer ve orası hiçbir zaman gerçekten “ev” olmaz. İşte Işık ve Behçet böyle bir hayatın içindeydiler. Tek sorumlusu ise Behçet bana göre ve toplumda isimleri farklı olsa da o kadar çok Behçet’ler var ki. Işık sandı ki her evlilikteki sevgi anne ve babasınınki gibiydi. İşte bazen hayat bazı gerçekleri bize anlatarak değil deneyimleterek öğretiyordu. Bir hayata uzanırken insan kendi içinde bulunduğu geçmişi ve bugünü de düşünmüyor değil.
1000Kitap
Bir AileEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 202056 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.