Efendim herkes müsaitse ben bu kitabı övmeye geldim..Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri olabilir.Yazarın dili,anlatım tarzı,üslubu,yerinde ve dozunda betimlemeleri,oluşturduğu karakterler,kurgusu ve kurgunun gerçekle kusursuz bağlanması gibi bir çok yönden muazzamdı.
Önce kitaba ismini veren kelimenin anlamına değineyim,"Şibumi" Japon kültüründe estetik anlayışa dayanan sadelik,zarafet gösterişsiz alçakgönüllük anlamına gelen felsefedir.
Kitaba gelecek olursam iki yönlü bakılabilir,macera,aksiyon yüklü sürükleyici bir kahramanın kaçtı-kovaladısını okuduğunuzu da düşünebilirsiniz,siyasi politik yanını da görebilirsiniz.CIA ve U.S.A,arap iş birlikçiler,kirli oyunlar,güç,para,günümüzde de devam eden petrol savaşları ve felsefi yanıyla derinliğini de keşfedebilirsiniz.Nereden baktığınızla alakalı çıkarımlar edinirsiniz.
Her karakter üzerine uzun uzun konuşulabilir ama en çok ana karakter Hel üzerine konuşmak isterim.Bir karakter düşünün dahi desem olur,deli desem olur,cani desem olur merhametli desem inanın o da olur.Hiç okula gönderilmeyen ama altı dil bilecek kadar eğitilen Hel küçük yaşta GO oyunuyla taşır ve Şibumu felsefesine göre yönetilen bu oyun Hel'in hayatının yön vericisi olur.Savaş günlerinde tanıştığı ve manevi babası da olan general yaşamının geri kalanın belirleyicisi olur.Metin içerisinde okumaktan en zevk aldığım bölümler general ile arasında geçen sohbetlerdi ve muazzamdı.Japon felsefesi,doğaya saygıları,kiraz çiçekleri,Bask kültürü,mağaracılık ve Hel'in arkadaşı Le Cagot da benim için etkileyiciydi.
Son olarak kitap bir casus hikayesi olmaktan ziyade,modern çağın görünülebilirlik arzusunun tam tersine minimal,sakin ve sessizliğin önemini yansıtıyor,bana göre tabii TrevanianŞibumi :))
Güzel kitaplar okumayı seviyorum,beni güzel kitaplarla buluşturan insanları daha da çok seviyorum..Keyifli okumalar..