Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
Norveç’in kıyısında yalnız yaşayan yaşlı bir ressamın hayatına eşlik ediyoruz. Öteki İsim, bir anlamda Asle’nin geçmişiyle kurduğu bir hesaplaşma gibi ilerliyor; ama bu yolda Asle aslında yalnız da değildir. Çünkü çok da uzak olmayan bir yerde yine ressam olan başka bir Asle daha yaşar. Sanki aynı insanın iki farklı ihtimali, aynı hayatın iki ayrı yolu gibi. Jon Fosse bu romanında da diğer eserlerinde olduğu gibi zamanın yavaşladığı, düşüncenin kendi etrafında dolaştığı ve insanı içe yaklaştıran bir metin sunuyor bize. Yine bir olay örgüsünden ziyade daha çok bir iç akışın peşinden giden bir kitap. Noktasız cümleler, düşünce akışının da aslında duraksız olduğuna bir atıf gibi. Tekrar eden cümleler sade bir görüntüye dönüşürken; Asle’nin tabloları, o tabloların içindeki akşam karanlığı ve dingin yalnızlık… hepsi aynı duygunun farklı yüzleri gibi. Birbirine karışıyor her şey. Çok yalın ama uzun cümlelerle örülü bir anlatım var ve bu ifadelerin içinde yazarın kendine has derinliği hissediliyor. Melankoli’de olduğu gibi anlatım ritmik bir evrende ilerlerken insanı kendi içine bakmaya da sevk ediyor. Aslında Jon Fosse’nin yaşamından izler de görüyoruz. Gençliğinde ateist olup sonrasında bir arayışla Katolik inancına yönelen yazar burada dini öğütler vermiyor belki ama kitabın mistik atmosferinde bu havayı hissettiriyor. Romandaki ressam Asle’nin tablolarında sürekli iki çizginin oluşturduğu bir haç görüyoruz ama bunu sadece bir resim ya da dini bir motif olarak görmek eksik olur diye düşünüyorum. Ben bunu insan hayatında açılan iki yol olarak yorumladım. Bu ikiliği romanda aynı isimle anılan iki farklı, belki de aynı kişi üzerinden de görüyoruz. Birbirinin yansıması ya da farklı bir ihtimali gibi… Bu noktada yorum tamamen okura kalıyor. Jon Fosse hem Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, hem de bu roman The New York Times tarafından 21. yüzyılın en iyi 100 kitabı arasında gösterildi. Bu da kitabın edebi gücünü açıkça ortaya koyuyor. Kolay bir okuma mı? Açıkçası bunu en iyi edebiyat eleştirmenleri açıklayabilir. Ama benim için asıl mesele bu değil. Bir romanın okuduktan sonra bizde ne bıraktığı, okurken bizi nelerin peşine düşürdüğü, neleri araştırmaya sevk ettiği çok daha önemli. Öteki İsim’i okurken ben de sık sık yazarın hayatına döndüm, diğer eserlerini karıştırdım. Ve tüm derin romanlarda olduğu gibi, bunun da etkisinin benim için uzun süre kalacağını düşünüyorum. Jon Fosse’nin tüm kitaplarını okuduğum için yazarla tanışmak isteyen arkadaşlarıma naçizane tavsiyem Sabahtan Akşama ile başlamaları olur. Edebiyat dolu bir akşam olsun
1000Kitap
Öteki İsimJon Fosse · Monokl Yayınları · 202521 okunma
·
118 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.