Puan vermedi·536 syf.····Okunma: 19 Mart 2026 16:45 İtiraf etmeliyim ki Ayfer Tunç'u ne kadar çok sevsem de bu kitabını okumayı sürekli erteliyordum. Gerek kalınlığı gerekse içindeki karakterin fazla olması nedeniyle gözüm epey korkmuştu. Okuma zevkine güvendiğim iki arkadaşımın cesaretlendirmesiyle bir anda başlamaya karar verdim. ( eğer kitaplığınızda varsa öyle yapmanızı tavsiye ederim)
Eser ilk sayfasından itibaren tıpkı bir girdap gibi sizi içine çekiyor, kesinlikle elinden bırakmak istemiyorsun. Evet bir sürü karakter var ama o karakterler öyle bir işlenmiş ki siz nasıl birini tanıdınız nasıl ötekine geçtiniz anlamıyorsunuz bile. Uzun zamandır bu kadar keyif alarak elimden bırakamadan bir kitap okuduğumu hatırlamıyoruz.
Bildiğiniz gibi roman Karadeniz'de sırtını denize dönmüş yapısı ile dikkat çeken bir deliler evi etrafında dolanan insanları ele alıyor. Karakterler son derece gerçek ve hayatın içinden olduğu için hemen bağ kurabiliyorsunuz. (ayrıca zaten yaşadığımız dünya da bir deliler evi değil mi?)
Roman boyunca merak ettiğim konu ise yazarın sonunu nasıl bağlayacağı oldu, su gibi akıp giden bir roman nasıl bitebilir ki? Nitekim Ayfer Hanım o kısmı da ustalıkla hazırlamış. Roman başından sonuna her sayfasıyla okuru tatmin eden, severek okuduğumuz klasikleri aratmayacak nitelikte..
Kitaplığınızda varsa bekletmeden başlamanızı aklınızda varsa zaman kaybetmeden almanızı öneririm. Herkese keyifli okumalar diliyorum.