1970 yılında yayınlanan bu kısa romanın dünya çapında satışı olmuş. Filme uyarlanmış, biz dahil dünyanın birçok ülkesinde haftalarca gösterimde kalmış. Zaten okurken görülüyor ki, hızla akan, konusu basit ve bildik, sonuna doğru acıklı bir best-seller.
Başkarakterlerden Oliver'ı babası o araba sürerken, aceleci, telaşlı, tartışırlarken de asi olarak niteler. Oliver, Harvard Hukuk Fakültesi'nde okuyan ve okulun hokey takımının başarılı bir oyuncusudur.
Sevgilisi Jenny'nin ailesinin geçim şartları mütevazidir. Oliver'in babası ise bankerdir. Ama Oliver, babasıyla geçinemedikleri için evden ayrılır. Jenny'yle evlenirler. Ne var ki, ikisinin de durumlarının iyi olmaması ilişkilerinde sürtüşmelere yol açar. Kızın ailesi İtalyan asıllı ve geleneklerine bağlı olduğu için de ilişkilerinde çelişki yaşarlar. Ancak, Harvard Hukuk Fakültesi'nden üçüncülükle mezun olunca iyi bir iş bulur, böylece durumları ve dolayısıyla ilişkileri oldukça düzelir. Jenny hamile kalamayınca lösemi olduğu ortaya çıkar, Oliver hematologa gittiği zaman acil çok paraya ihtiyacı olduğunu anlayınca mecburen, görüşmeyi kestiği babasından para alır. Ayrıca, kızın babası yardımcı olmak için onların evine yerleşir. Ne yazık ki bu çaba Jenny'yi kurtarmaya yetmez.