Kul, dünyanın alâyişini, rahatını, lezzetini ve şehvetini terketmedikçe, halkın güzel davranış, övgü ve medih vadilerinden aşıp kurtulmadıkça, Allah Teâlâ ya ulaşamaz. Allah Teâlâ, bütün bu sayılanlardan uzak kalmayı arzulayan kimseye, bunları birer imtihan vesilesi olarak yaratmıştır. Şayet kul bunlardan herhangi birine iltifat ederse, dâvasında haksız olduğu ortaya çıkar. Hesap ve hüsran denizinde boğulup yok olur. Nimetler sayesinde istidraç yapan niceleri vardır ki, halktan mahcûb, sıdktan gafil, nefsi tanımaktan cahildirler. Sabah akşam bir hesap üzere olurlar. Arşın sahibi tarafından hiç de beklemedikleri hesaplarla karşılaşırlar. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Halbuki o gün onlar için Allah tarafından, hiç hesaba katmadıkları şeyler ortaya çıkmıştır."
ez-Zümer, 39/47