Kendinizi bulduğunuz,eskileri,çocukluğunuzu , gerçek saf sevgiyi hatırlatan bir kitap.
Bu kitabı okurken umuda çiçek açan hikâyeler fısıldayacak kulağına, “Yalnız değilsin” diyecekler. Çünkü hayatın sürprizleri ve çelmeleri, belleğin oyunları, sustuklarımız, kaçtıklarımız, avaz avaz bağırıp savunduklarımız, gördüklerimiz, görmek istemediklerimiz ve tabii ki sevgi, aşk, aile, dostluk… Hepsinden oluşan, geçmişin gölgesinde, bugüne renk renk çiçekler açmış kocaman bir demet
UNUTMA BENİ ÇİÇEĞİ.
Sana “Yalnız değilmişim” dedirtecek, içinde karakterlerine sarılma isteği uyandıracak hikâyelerden derlenmiş, her sayfası başka dünyalara açılan bir kitap.
Sarılmak , içinde şifa barındıran bir temel ihtiyaçtı.
Kaç düş düşmüştü , kaç düş düşürmüştü bu iki oda arasında adımlarken ya da kaç düş daha doğurmuştu çocuk kalbi kim bilir...
John Lenon'un , ' Hayat,siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir" cümlesi kendini her daim ispatlamaz mıydı sanki ...
Derinden hissederek yaşanılan hiçbir şey unutulmuyor,bilakis zaman kapsülünde saklanıyordu.
Odaya hoş bir yanık mandalina kabuğu kokusu yayılırken duvarda asılı duran siyah beyaz kadın fotoğrafından iki damla gözyaşı düştü.
"Belki de sadece yalnız olmadığımızı anlamaya ihtiyacımız vardı.."