Yeni bir kitap ile geldim Saka ve Sanrı 4
Konu anlatımı olarak kitabın direkt arka kapağını yazacağım. Çünkü bu kitap hem bir serinin son ve final kitabı, hem de spoiler vermemek adına böyle yapacağım.
Arka kapağı yazısı: Saka ve Sanrı, inişli çıkışlı birlikteliklerinde çok fazla kayıp vermiş, çok ağır sınavlardan geçmişlerdir. Sevdiklerinin acısını yüreklerinde taşırken her zamankinden daha sıkı birbirlerine tutunurlar. Tam her şey yoluna girmeye başlamışken Bige'nin hamilelik haberi Karun'u derinden sarsar; bu onun için sevinç değil, korku dolu bir haberdir. Bir doğumla ablasını kaybetmişken sevdiği kadını da kaybetme ihtimali onu dehşete düşürmüştür.
Bige'nin doğumu başladığında ise Karun'un geçmiş travmaları yeniden su yüzüne çıkar. Bige'yi de kaybederse ne yapacaktır? Bu, onların sonu mu olacaktır yoksa kaderin sunduğu yeni bir başlangıç mı?
Saka ve Sanrı'nın final kitabında, tüm bilinmezlikler ve korkular ya nihayet açıklığa kavuşacak ya da her şey kaçınılmaz bir karanlığa doğru sürüklenecektir.
"Kadın hep giden taraftı, adam ise ona ulaşmak isterken kendi karanlığında kayboldu. Ayrılık belki de ikisinin tutunacağı tek gerçeklikti."
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
İncelemeye gelirsek: Seriye ilk başladığım da hiç umudum yoktu. İlk kitabın sonunu bile getiremem diye düşünüyordum. Fakat gel gör ki buralara kadar geldik. Ne ara serinin son kitabını okudum, bitirdim hiç anlamadım gerçekten. İlk iki kitapların da gerçekten çok zorlandım. Crinch bulduğum o kadar çok sahne vardı ki her an bırakacak gibi okuyordum.
Ben neden bilmiyorum ama bu seriyi bitirdiğim de sanki bülbül kapanı serisini bitirmişim gibi hissettim. O kitabı bitirdiğimde hissettiğim duygular çok benzerdi. Aslında aralarında hiç bir benzetme yoktu. Sadece ben kendim öyle hissettim bir an. Bunu da söylemek istedim size.
Buradan sonrasında SPOİLER olabilir. Daha okumayanlar varsa dikkat etmelerini tavsiye ederim.
Bu hikâyede en çok Kadem'e üzüldüm. Ve Meleğin ölümü, Gazel'in ölümü beni çok ağlattı. Belki de bülbül kapanı serisine benzetmem buradan geliyordur. Çünkü bundan önce en son o kitap da bu kadar çok ağladım.
Şunu da söylemek isterim ki benim yaşadığım evde böyle kitap da olan, gerçekte var olmayan bir hikayeye ağlamam çok değişik karşılanıyor. O yüzden ağlarken hıçkıramıyorum bile doğru düzgün. Bana deli muamelesi yapıyorlar resmen. Benim okuduğum kitapları okumayanlar anlamaz kardeşim benim ne çektiğimden. (Siz anlarsınız ama jsjssjjs)
Bir de ben 4. Kitaba başlamadan önce Meleğin öleceğini biliyordum zaten ama yinede hüngür hüngür ağlattı beni. Daha önceden bilmem beni ekstra buna hazırlamadı.
Bazılarınız bunu doğru bulamayabilir ama ben kitap tamamen bitmeden Kadem'in birini sevmesini isterdim. Bu hikâyede en çok mutlu olan oyken artık en mutsuzu oldu.
Yazarın daha önce Yaralasar - 1 ve Ötanazi Okulu kitablarını okumuştum ama bir gözyaşı dökmemiştim.
Benim genellikle kitaplarına ağladığım tek türk yazar Loresima dır.
Gelelim bir diğer ağladığım olaya: Şerefsiz Şeref'in yaptığı pis, ahlaksızlığı. Sokakta görsem üzerine atlayıp boğasım gelir adamı. Gerçi adam demek de çok gelir ona. İlk başta ağladım çünkü kendi kızına tecevüz etmesi midemi kaldırmadı. Büyük bir şoka girdim, kendimi avutmaya çalıştım hep "böyle olmamıştır" diye. Sonra daha çok ağladım çünkü aslında Defne'nin onun öz kızı olmadığını öğrendim.
Yine de Bige canımın dediği gibi öz kızı olsa da olmasa da senin yaptığın insanlığa sığmaz bir şey. Karun onlara bunun cezasını kat kat ödetse de benim içim yine soğumadı. Ölmüş olsalar bile onları mezarlarından çıkartıp tekrar öldürme isteği kafamdan çıkmadı bir türlü.
Şimdiii hep ağlamaktan, kötü şeylerden bahsettik biraz da mutlu olacağımız, yüzümüzü güldürecek şeylerden bahsedelim.
Bige'nin bu sefer ki ikinci evliliği muhteşem di. Her ne kadar biraz geç kalmış olsalarda her şey mükemmeldi. Duha'nın tekrardan hayata tutunması, Karun'un onun için yaptıkları, ne kadar çok "biz düşmanız" diye ortalıklarda gezseler de aksine birbirleri olmadan çok yalnız hissediyorlar.
Bu arada bilmeyenleriniz için söyleyeyim. Aslında kitabın kendisi ben de yok ilk 3 kitabını basılmış halinden okudum ama bu kitabını daha almamıştım. Ve 3. Kitabın sonu da deli dehşet bir yerde bittiği için bende wattpad den okudum mecbur. Orada bölümlerin hepsi varmış hatta 2 tane özel bölüm yayınlamış yazar. Okumak isteyenler okuyabilir ben okudum ve çok güzeldi. Özel bölümler de Karun ve Bige'nin daha çok ebeveyn hallerine şahit oluyoruz.
Defne, Cesur, Atlas ve Dağhan'ı daha çok görüyoruz. Ve hepsi çok tatlılardı. Bir serinin finalini daha gördük böylelikle.
Bu kitabın incelemesi de buraya kadardı
O zaman bir sonraki kitap incelemesinde görüşmek üzere
Hoşça kalın kitapla kalın
Bye
Saka ve Sanrı 4Maral Atmaca