#Spoiler İçerir#
“Böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur.”
“Zaten insan tedirgin olmayagörsün, kafasına hep korkunç düşünceler takılır.”
“Düzenli bir kafa için ölümde büyük bir serüvenden başka bir şey değildir.”
Harry Potter sessiz, sakin, nazik ve akıllı bir çocuktur. Anne ve babası trafik kazasında vefat etmiş kendisi de teyzesi ve eniştesiyle birlikte yaşar. Teyzesi yeğenine karşı sevgisizdir, eniştesi Harry’ye kaba davranmaktan hiç geri durmaz. Kuzeni ise sürekli eziyet eder. Harry için Dudley’lerin evinde yaşamak kâbus gibidir. Her işi Harry yapar, gereksiz yere cezalandırılır, yatak odası olarak kullandığı süpürge odasında nice akşam kilitli kalmakla cezalandırılmış olan Harry’ye bir gün bir mektup gelir. Teyze ve enişte bu mektubu Harry’ye vermez ve eve ne kadar mektup gelirse gelsin hepsini yırtıp atar. Eve her gün sayısız mektup gelmesinden bıkan enişte evi terk edip deniz ortasında bir kulübeye sığınır. Bir gece kocaman birinin kapıyı kırarak kulübeye girmesiyle Harry için her şey değişir. Ailesinin trafik kazasında ölmediğini, onların sihirbazlık ve büyücülük aleminde çok ünlü olduğunu öğrenir. Ailesinin karanlık güçler tarafından öldürüldüğünü öğrenen Harry, ertesi gün Hagrid’le yola çıkar ve sihirli dünyaya adım atar.
Filmde hissettirilemeyen tüm duygular kitapta çok güzel hissediliyordu. Harry’nin tren istasyonundaki yalnızlığı ve çaresizliği çok güzel anlatılmıştı okurken çok üzüldüm. Ve kitapların duyguyu yansıtmada her zaman daha iyi olduğunu tekrar anlamış oldum.
Kitap tahlili ve yorumun devamı için link profilde