Tutsak ederek özgürleştirme...
7/10
·79 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 14:51
Florya sahilinde ağlarla kuş avlayan ve bu kuşları cami önlerinde, kilise kapılarında azat buzat diyerek hayır işlemek isteyenlere satmaya çalışan Hayri, Süleyman ve Semih'in hikayesini anlatır. Eskiden kuşları satın alıp özgür bırakan insanlar, artık ne gökyüzündeki kuşlarla ne de merhamet duygusuyla ilgilenmektedir. Kuşlar satılamaz, açlıktan ölürler; doğa ile insan arasındaki kadim bağın kopuşu, hüzünlü ve çarpıcı bir İstanbul panoramasıyla sunulur. Kemal, bu eserinde sadece İstanbul’un betonlaşmasını değil, aslında insan ruhunun kolonileşmesini anlatmış. Her boş metrekareye dikilen binalar sadece gökyüzünü değil, insanın nefes alma ve merhamet duyma alanlarını da daraltıyor. Değinilen noktalardan birisi buydu. Fakat bu kitaba sadece bir doğa ağıdı gibi bakmaktan ziyade siyasi bir yönünün de olduğunu düşünüyorum. Çocukların kuşları yakalayıp sonra "azat buzat" diyerek satmaya çalışmaları makro düzeyde sistemin işleyişini yansıtıyor: Önce bağımsızlığı ellerinden al, sonra lütuf olarak bir kısmını geri ver. Sistemin çarkları arasında ezilme hali, burada Süleyman, Hayri ve Semih'in ellerinde vücut buluyor. Çocuklar, hayatta kalabilmek için sistemin (avcılığın) bir parçası olmak zorundalar. Masumiyetin bu şekilde kirletilmesi, aslında toplumun kökten çürüdüğünün en somut kanıtı. İnsanların artık dini ve ahlaki değerlerden koparak kuş azat etme geleneğine sırt çevirmesi, başka bir çürüme süreci. Eskiden bir kuşun özgürlüğü için para veren merhamet, yerini her şeyi metalaştıran bir faydacılığa bırakmış durumda. Artık kimse bir kuşun gökyüzüne süzülüşünde kendi ruhunun hafifliğini aramıyor; çünkü artık ruhlar beton blokların arasında, hızla akan şehir hayatının içinde çoktan boğulmuş durumda. Kitabın sonunda kuşların satılamayıp ölmesi, aslında bir geleneğin ya da bir kuş türünün yok oluşu değil; insanlığın bitişi sahnesidir. Yaşar Kemal, o meşhur "O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler" sözündeki hüznü, burada kuşlar üzerinden tekrarlar. Eğer kuşlar bile o şehirde barınamıyorsa ve insanlar o kuşların can çekişine bakıp geçiyorsa artık orada ne çocuk masumiyetinden ne de vicdandan söz edilebilir. Sistem, tıpkı binalar gibi zihinleri de tek tipleştirmiş ve içindeki o kadim acıma duygusunu söküp atmıştır.
1000Kitap
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.