Gönderi

Puan vermedi·622 syf.··
2026 4. kitabı
Oblomov, hayatını sürekli erteleyen, düşünceleriyle eylemleri arasına aşılmaz bir mesafe koyan İlya İlyiç Oblomov’un hikâyesini anlatır. Ancak bu hikâye, yalnızca bir insanın tembelliğiyle sınırlı değildir; aksine, insan ruhunun kararsızlıkla, korkularla ve ertelenmiş umutlarla örülü derin bir portresidir. Bu romanı okurken tek bir duygunun içinde kalmak mümkün olmadı benim için. Oblomov’un aldığı kararlara zaman zaman öfkelendim; elinin uzanabileceği bir hayata sırt çevirmesine kızdım. Ama aynı anda onu anlamaktan da kendimi alamadım. İçindeki kırılganlığa, hayata karşı duyduğu o tarifsiz çekingenliğe dokununca, ona kızmakla acımak arasında gidip geldim. Bazen sevindim, çünkü içinde hâlâ bir şeyleri değiştirebilecek bir umut taşıdığını hissettim; bazen de derin bir hüzne kapıldım, çünkü o umudun her defasında biraz daha sönüşüne tanık oldum. Roman boyunca duygudan duyguya savruldum; sanki Oblomov’un hareketsizliği benim içimde bir fırtınaya dönüştü. Ve sonunda geriye, insanın kendi hayatına dönüp bakmasına neden olan o ağır sessizlik kaldı. Çünkü fark ettim ki, insan bu hayatta yalnızca koşarken değil, dururken de yoruluyor; yalnızca yanlış kararlar verirken değil, karar veremediği anlarda da kayboluyor. Oblomov bir roman karakteri… Ama onun tereddütleri, korkuları ve erteledikleri bize fazlasıyla tanıdık. Bizler, etten kemikten, gerçek hayatın içinde var olan insanlar olarak, belki de her gün küçük “Oblomovluklar” yaşıyoruz. Hayatın eşiğinde durup adım atamadığımız, içimizde büyüttüğümüz ama gerçekleştiremediğimiz onca şeyle birlikte bocalıyoruz. Belki de bu yüzden bu hikâye bu kadar derinden sarsıyor insanı. Çünkü Oblomov’un yaşamadığı hayat, bir bakıma bizim de yaşamaktan korktuğumuz hayatın yansıması gibi. Ve insan, sayfalar kapandığında aslında en çok kendine üzülüyor.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.