Dul kitabı, eşini kaybettikten sonra geride kalan bir adamın gündelik hayatındaki boşluklarla yüzleşmesini ve yas sürecini anlatıyor. Yasın en sessiz hâlini anlatan bir kitap bu. Büyük cümleler yok, abartı yok; ama her satırın içinde gerçek bir eksiklik duygusu var. Özellikle birlikte yapılan sıradan şeylerin yokluğunu anlatışı kitabı daha da gerçek kılıyor.
Altını çizdiğim o kadar çok cümle oldu ki, çoğunda “ben de böyle hissederdim” dedim. Yazarın sert olmayan, yer yer ince mizahla kırılganlaşan dili kitabı daha da samimi hissettirdi.
Bazı kitaplar bağırmadan etkiler; kısa ama etkisi uzun süren kitaplardan biri oldu benim için.
İ