Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 23 Mart 2026 18:35 Bir babanın sevgisi ne kadar ileri gidebilir?
Goriot Baba tam da bu sorunun en acı verici cevabı.
Honoré de Balzac, burjuva dünyasını sadece dışarıdan eleştirmez; onun içine girer, damarlarında dolaşır ve bize şunu gösterir:
Bu düzende sevgi bile bir gün değersizleşebilir.
Père Goriot, karşılıksız sevginin neredeyse kutsal bir temsili. Ama trajedisi tam da burada başlar:
Sevgi, yanlış insanlara verildiğinde insanı yücelten değil, tüketen bir şeye dönüşür.
Kızları — Madame de Restaud ve Madame de Nucingen — burjuva düzenin en keskin yüzünü temsil eder:
Gösteriş, statü ve çıkar…
Ve bu uğurda unutulan bir baba.
Romanın asıl kırılma noktası ise Eugène de Rastignac:
Masumiyet ile hırs arasında sıkışmış bir genç.
Finalde yaptığı seçim ise bir karakterin değil, bir çağın ilanı gibi:
Bu dünyada ya oyunu oynarsın ya da ezilirsin.
Balzac bize bir hikâye anlatmaz sadece; bir düzeni ifşa eder:
Burjuva dünyasında ilişkiler çoğu zaman duygularla değil, fayda üzerinden kurulur.
Evlilikler birer anlaşmaya, insanlar birer araca dönüşür.
Ve insan ister istemez şu soruyu sorar:
Sevgi mi daha güçlüdür, yoksa toplumun dayattığı hırs mı?
Belki de romanın en acı gerçeği şu:
Bazı insanlar sevilmeyi hak etmez,
ama bazıları yine de onları sevmekten vazgeçemez.