Gönderi

8/10
·56 syf.··
2023 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 00:00
Sıcak yaz günlerinde uzun kitaplar okuyamayan ben çareyi yine Can Yayınları'nın kısa klasiklerinde buldum. Paul Lafargue'ın kaleme aldığı Tembellik Hakkı ile tembellik hakkımı kullandım ve kendimi pek yormadan bitiriverdim kitabı. Kısa fakat oldukça güzel argümanların yer aldığı bu eseri gelin birlikte inceleyelim. Öncelikle kitabın derdi en temelde uzun çalışma saatlerinin insanı köleleştiren yanını göz önüne sermesi. Kapitalist dünya düzeninde sömürüye dayanan ve işçiyi adeta köleleştiren çalışma eylemini iğneleyici bir şekilde ele alıyor yazar. 19. yüzyılda 17 saate varan çalışma süresi karşısında işçilerin sağlıklarından olduklarını ve insanca yaşamaya doğru dürüst vakit ayıramadıklarını vurguluyor. Bu bağlamda işçi sınıfının çalışma hastalığına yakalandığını, ihtiyaçtan fazla üretim yapıldığını, doğal olarak bu fazla üretimin tüketime çevrilmesinin savaşlara ve sömürgeciliğe neden olduğunu anlatıyor. Peki yazarın bu düzeni eleştirirken önerdiği şey ne? Günlük 3 saatlik çalışma süresi! Kulağa çok ütopik gelse de, günümüzde bazı ülkeler çalışma saatlerini azaltmaya başladılar (Örneğin Danimarka'da 4 günlük çalışma düzenine geçildi) Neden? Çünkü gerçekten bu kadar çalışmaya gerek yok. Yazar, bu durumu tembellik hakkı ideolojisiyle açıklarken, buna tembellik değil dinlenme, insanca yaşama hakkı da diyebiliriz belki. Ya da boşverin tembellik diyelim, zira neden tembellik yapmaya hakkımız olmasın ki?! Kendisi de bir Marksist olan Lafargue'ın bu eseri, 1883'te yayımlanmasının ardından oldukça ilgi görmüş ve pek çok dile çevrilmiş. Lenin, kitabın Rusya'daki devrim üzerinde önemli bir etkisi olduğunu söylemiş. Ben oldukça severek okudum ve ideolojik kitaplara ilgisi olanlara tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar!
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Can Yayınları · 202013,3bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.