·224 syf.····Okunma: 24 Ağustos 2023 00:00 Can Yayınları'nın Klasik Kadınlar serisini okumaya Eugenie Grandet ile devam ediyorum. Balzac'ın "İnsanlık Komedyası" adı altında birleştirdiği eserlerinin en bilinenlerinden olan bu eserde, Balzac bize taşra yaşamının işleyişini ve taşralıların parayı kullanma biçimini anlatıyor. Tüm bunları Grandet Baba olarak öne çıkan oldukça cimri bir karakterin odağında ele alarak bize insanlık komedyasının güzel örneklerinden birini sunuyor.
Hikayemiz Fransa'nın Saumur kasabasında geçiyor. Malvarlığını Fransız Devrimi sonrasında kurnazlıkla elde eden ve oldukça cimri olan Grandet Baba, karısı, kızı Eugenie ve hizmetçileri Nanon ile bir çerçeve çiziyor Balzac bize. Cimri karakterini o kadar güzel anlatıyor ki, Grandet Baba'nın davranışları insanı adeta çileden çıkartıyor. Zenginliği dolayısıyla kızı Eugenie ile evlenmek isteyenler de, yalakalığın türlü örneklerini sergileyerek bu hikayedeki yerlerini alıyorlar. Eugenie saf, temiz, iyi kalpli ve itaatkar bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki, babasının kendisine hediye ettiği altınları harcamayıp saklayacak kadar da düşünceli aynı zamanda. Her şey olağan akışında giderken ve Grandet Baba cimriliğiyle servetini artırmaya devam ederken birden Grandet'nin kardeşi intihar ederek oğlu Charles'ı onların yanına gönderiyor. Charles, tam bir Paris beyefendisi ve oldukça yakışıklı bir genç olarak Eugenie'nin ilk görüşte ilgisini çekmeyi başarıyor. Bir süre onların yanında misafir olduktan sonra babasının iflası karşısında kirlenen adını yeniden temize çıkarmak ve bir servet edinmek üzere Hindistan'a gitmeye karar veriyor. Tabi Saumur'de kaldığı sürede Eugenie'nin kendisine duyduğu büyük aşk iyice derinleşiyor ve birbirlerine verdikleri bağlılık sözünden sonra Charles Hindistan yolculuğuna çıkıyor. Ona biriktirdiği tüm altınını veren Eugenie'in cömertliği de, tam bu noktada hikayenin devamı için büyük önem arz ediyor.
Yorumumu buraya kadar okuyanlar hikayenin devamını kitaptan okumalı zira cimriliğin nelere yol açtığını görmeli. Hikayenin sonu belki daha farklı bitseydi keşke dedirtse de, Balcaz gibi gerçekçi bir yazardan galiba böyle bir son okumak şaşırtıcı olmasa gerek.