·160 syf.····Okunma: 24 Mart 2026 01:55 Bir alıntıya denk gelip spontane başladığım bir kitaptı. Yazar ile tanışma kitabım oldu ayrıca. Ne kadar doğru bir seçim bilmiyorum çünkü kitap hakkında nasıl hissettiğimden emin değilim.
Öncelikle üç farklı bölümden oluşuyor;
Ölüm (de)
Yaşam (ki)
Felsefe (işte)
Bu şekilde bakınca taşlar biraz daha yerine oturuyor. Başta her ne kadar şiir kitabı gibi görünse de aslında tam anlamıyla deneme/ düşünce-felsefe kategorisinin hakkını veriyor. Şiir gibi yazılmış derin düşünceleri, basit gibi görünen ağır cümleleri ve insanı sorgulatan bir sürü satır okudum. Bu açıdan hızla okuyup geçmeye uygun değil, biraz sindirmek ve okuduğunu düşünüp anlamak en iyisi. Ben ilk bölümde çok fazla bu şekilde yaklaşmamıştım sonrasında okuduğum incelemeler de biraz bana ışık tutmuş oldu aslında.
Daha fazla detaylandırmaya gerek yok sanırım. Her ne kadar sorgulatan bir yanı olsa da ben zaman zaman sıkıldım okurken. Bazı yerlerde felsefe adı altında çok fazla tekrar vardı diye düşünüyorum. Bu alana daha yakından ilgisi olan insanlar için muazzam bir seçim olabilir.
Buna ek olarak son bölümü okurken Oruç Aruoba’nın bilgisine hayran kaldım. Çoğu sayfanın altında uzun uzun ek bilgiler vardı. Sonrasında biraz hakkındakilere göz atıp Felsefe alanında özgeçmişi olduğunu okuyunca sürpriz olmadı. Ülkemizde böyle yazarlar olduğu için gururlandım.
Kısacası şiir olarak okunacak bir kitap değil. Yavaş yavaş düşünerek sayfaları çevirmek en iyisi.
İlgisini çekenlere şimdiden iyi okumalar.