“Uçurtma Avcısı sadece bir dostluk hikâyesi değil; suçluluk, vicdan ve affedilmenin ne kadar zor olduğunu anlatan derin bir roman. Emir’in korkuları, Hasan’ın saf sevgisi ve yaşanan o kırılma anı insanın içine işliyor. En acı olan ise bazen en büyük kötülüğün, sessiz kalmak olduğunu fark etmek… Hasan’ın sadakati karşısında insan kendini sorguluyor: Gerçek dostluk ne demek? Bu kitap bana şunu öğretti; geçmişten kaçsan da vicdanından kaçamıyorsun. Ve bazı yaralar, yıllar geçse bile kapanmıyor.”