Bu Kez Erkekler Kurban
6/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 20:02
Bizim dünyamızda erkek güçlü, kadın zayıftır. Erkekler dışarıda fiziksel kuvvet gerektiren işlerden tutun da aklın ön planda olduğu mesleklere kadar her türlü şeyle meşgul olurken, kadınlardan evde oturması, evi çekip çevirmesi ve çocuklara bakıp onları büyütmesi beklenir. Bana kızmayın lütfen, ne yazık ki hem bizim ülkemizde hem de dünyanın geri kalan pek çok yerinde durum bu şekilde. Belki artık kadınlar daha ön plana çıktı, meslek sahibi olup okumak gibi haklara sahipler fakat yine de hâlâ insanların içindeki o çağ dışı düşünceler varlığını sürdürmeye devam ediyor. Buna hemcinslerimiz de dâhil... Peki, bir gün gözlerinizi yukarıda saydığım düzenin tam tersinin olduğu bir dünyaya açsaydınız ne olurdu? Kadınların toplumu yönettiği ve erkeklerin boyun eğdiği bir yaşama... Sanırım bu, pek çok kadının isteyeceği bir senaryo olurdu. Ama kahramanımız Devrim için ya da en azından kendisi bu durumda dezavantajlı konuma düşen bir erkek olduğu için, anlayacağınız üzere tam bir kabus. Çünkü Devrim birtakım düşüncesiz ve odunca davranışlar sergileyerek Büyücü Kadın’ı kızdırdı; hâliyle de böylesine bir lanete mahkûm edildi. Evet, masallardan tanıdığımız o meşhur Büyücü Kadın Türkiye mesaisine başlamış ve Devrim de onun kurbanlarından yalnızca birisi. Ama merak etmeyin, en azından süre sınırı yok! Yani laneti bozmanın yolunu bulana kadar bu anaerkil toplumda, yaşlanana kadar bile kalabilir. Aman, ne kadar güzel. Şaka maka, Bir Kabusa Dalmak aslında tüm cinsiyet rollerini tersine çevirerek pek çok insanın yarası olan bir konuyu mizahi ama eleştiren bir dille ele alıyor. Bizi hem düşündüren hem de güldüren çok güzel bir kitap. Yazar, toplumun temeli hâline gelmiş lanet düzeni ve ataerkil sistemi eleştiriyor ama bunu bizi hiç sıkmadan, konuyu herkesin kolaylıkla anlayabileceği bir hikâyeye dönüştürerek yapıyor. Gerçekten kendisini tebrik ediyorum. Şahsen ben bu romanın konusunu öğrenmeden böylesine bir hikâye olduğunu bilmiyordum ama öğrenince derhâl okumak istedim. Kitapta kadınlar erkeklerin konumunu aldığı için bütün kötü algılar, yanlış inanışlar, yaşanan felaketler, ölümler, tacizler ve şiddet bu sefer de güçsüz olan erkeğin sorunu hâline geliyor. Ve tüm bunlar, pek çoğunu ilk elden görüp yaşayan Devrim için gerçekten de unutulmaz bir deneyim oluyor. Aslında bize normal gelen ya da zamanla normal olduğuna inandığımız, zorla alıştırıldığımız bir ton şeyin ne kadar yanlış olduğunu böylelikle anlıyor. Bana kalırsa Büyücü Kadın’ın bu cezası gerçekten de çok öğreticiydi; keşke tüm erkekleri aynı lanete çarptırabilseydik, o zaman dünya tamamen değişirdi. İyi anlamda tabii ki de. Ama bu kitap sayesinde anlıyoruz ki güç değişince adalet gelmiyor, sadece roller değişiyor. Gerçek adalet, her iki tarafın da aynı şartlarda aynı konumda yaşamasını sağlamak ve herhangi bir ceza gerektiren durumda hak edene hak ettiğinin verilmesi ile mümkün olur. Yasalar ve cezalar yeterince caydırıcı olmazsa, taraf tutma, kayırma ve görmezden gelme yaşanırsa, suçlu bedel ödemeyeceğini anlarsa toplumda nasıl düzen bekleyebiliriz ki? Bir Kabusa Dalmak ’ta normalde kadının yaşadığı her sorunu bu kez de erkekler yaşıyordu. Her şey bizim dünyamızın bir yansımasıydı. Erkekler şiddete uğruyor, çalışmasına izin verilmiyor, üstlerine asılsız iftiralar atılıyor, tacize ve cinayete kurban gidiyordu. Hatta erkeklerin yaşadığı sorunları çözmek için kadınlardan oluşan bir oturum bile gördük. Ama ne oldu? Çözümü bizzat sorunu yaratan bulmaya çalışırsa, tıpkı burada da olduğu gibi, asıl sorundan uzaklaşıp yalnızca boş yaparlar. Çözüm mözüm olmaz ortada. Bu kitabın birazcık daha ciddiyetle yazılmasını isterdim aslında. Çünkü gerçekten de değindiği şeyler çok değerli ve erkek okuyucuların bizlerle empati kurmasını sağlayacak bir içeriği var. Fakat mizaha daha çok ağırlık yapılmıştı, belki yazar konuyu yumuşatarak hikâye için rahat bir zemin tercih etmek istemiş olabilir, elbette bu onun bileceği iş. Ama seçtiği konu ve elindeki malzeme çok daha fazlasını mümkün kılacak bir derinlikteydi. Var olan potansiyeli bence eksik kullanmış. Her şeyin yanında kitapta ayrıca romantizm de işleniyor; hafif ama etkili bir romantizm. Elbette ki bu da alıştığımız aşk hikâyelerinden epey bir farklı. Çünkü bu kez kadın, gücü her şeye yeten, mükemmel, zengin, karizmatik, her şeyi yapabilen biriyken; erkek, narin, yardıma muhtaç, güçsüz ve kimsenin sözünü dahi dinlemediği biri. Hikâye tanıdık ama roller tam tersi. Birkaç ufak serzenişim de var tabii. Mesela Bade sizce de biraz fazla mükemmel değil miydi? Hayır, bir kadının bu şekilde olması elbette benim hoşuma gider ama bana kalırsa daha gerçekçi biri olabilmesi, kendisiyle çok daha iyi bağ kurabilmemiz için keşke bazı kusurları olsaydı. Ne de olsa gerçek dünyada hepimizin kusurları vardır, hem de sayamayacağımız kadar. Bir de Bade’nin bakış açısından daha fazla bölüm okumak isterdim. Eminim bu da onu tanımamız ve anlamamız açısından bize çok fayda sağlardı. Ve son olarak Devrim’in iç sesinin, her ne kadar komik olsa da, beni biraz baydığını itiraf etmem gerekiyor. Başlarda herhangi bir sıkıntı yok ama kitap ilerledikçe ve kahramanımız artık hemen hemen her şeye karşı dalga geçen bir tutum sergilemeye başlayınca biraz rahatsız olmaya başladım açıkçası. Kendi fikirlerinin bu kadar ön planda olmasına gerek yoktu bence. Hem hikâyenin ciddiyetini de epey düşürüyordu. Dediğim gibi, zaten mizahi bir hava hâkim olaylara; Devrim de tuzu biberi oluyor. Kitabın bir devamı da var ama o sanırım büyük oranda romantizm odaklı olacak. Bu kez de zorluklarla dolu bir dünyadaki bir kadının, Bade’nin, çabalarını okuyacağız herhâlde. Yani aslında ikinci bir kitap olmasına çok da gerek yoktu gibi ama az sayfa sayısı ve okuma kolaylığı açısından zorluk yaşamadan onu da bitireceğimi düşünüyorum. Kitabı sevdim; muazzam değildi elbette ama gayet keyifli ve konusu açısından da özgün ve ilginç olduğunu düşünüyorum. Öneririm. Çok kolay okunuyor zaten. O zaman incelemem bu kadardı, sonraki yazılarımda görüşmek üzere.
1000Kitap
Bir Kabusa DalmakR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 2025958 okunma
··
269 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Firefly
Gönderi Sahibi
🩷🩵 Kâbus Serisi 2. Kitap Olan Bir Kâbusa Uyanmak 'ın İncelemesi → #300812077
Romantik kitap istediğimde en çok bunu önermişlerdi iyice merak ettim şimdi
Firefly
Gönderi Sahibi
Yani ilk kitapta o kadar da çok romantizm yoktu, belki ikincide daha çok işlenir. Ama kitap güzel ben de öneririm.