Necip Fazıl Kısakürek ın, "Bütün eserlerimin içinde en bağlı olduğum eser budur," dediği Bir Adam Yaratmak eserini dördüncü kez bitirdim ama ruhumdaki sarsıntı ilk günkü gibi taze. Her okuyuşumda Hüsrev’in o derin metafizik sancılarına, aklın sınırlarını zorlayan o muazzam cinnet eşiğine yeniden hayran kalıyorum.
İnsanın kendi kaderiyle ve yaratıcılık kibriyle girdiği o amansız hesaplaşma, beni bu defa da adeta bir ruh otopsisine sürükledi. Cemiyetin sığlığına karşı ferdin o asil yalnızlığını ve mutlak kudret karşısındaki acziyetini bu kadar sarsıcı anlatan başka bir metin tanımıyorum. Dördüncü defa nihayete erdirdiğim bu başyapıt, benim için sadece bir tiyatro eseri değil; her satırıyla iliklerime kadar hissettiğim bir uyanış çığlığı ve estetik bir harika.