Bazı kitaplar seni anlatır… hazır değilsen bile.
Gülseren Budayıcıoğlu’nun “Görünmeyen Kadınlar” kitabı… Bazı kitaplar vardır, eline alırsın ve sadece okumazsın… içine düşersin. Bu kitap da tam olarak öyleydi benim için. Her sayfada durup düşündüm, bazı satırlarda kendime rastladım, bazılarında yıllardır sessiz kalan duygulara… Okurken sadece bir hikâye okumadım, insanın iç dünyasına açılan kapılardan geçtim. Her karakterde bir parça gerçek, her cümlede bir iz vardı. Ve fark ettim ki… bazı kadınlar gerçekten “görünmeyen” değil, sadece yeterince anlaşılmayan. Bu kitap bana şunu hatırlattı: İnsan bazen en çok kendini duymaya ihtiyaç duyar. Ben de durdum… yazdım, çizdim, altını çizdim cümlelerin. Çünkü bazı duygular sadece okunmaz, insanın içinde yer eder. Bir noktada başımı kaldırdım… ve hayatıma baktım. Kendime sessizce şunu söyledim: “Ben artık sadece okuyan biri değilim… hisseden, yaşayan ve kendini yeniden bulan biriyim.” Bu kitap… benim için sadece bir kitap değildi. Bir yüzleşme, bir fark ediş, bir durup kendine bakma anıydı. Ve belki de en çok buna ihtiyacım vardı Gülseren Budayıcıoğlu Görünmeyen Kadınlar
1000Kitap
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.