·960 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Mart 2026 19:58 Sabine Schmidtke’nin -Khaled El-Rouayheb ile birlikte editörlüğünü yaptığı- ve Türkçeye Litera Yayıncılık tarafından "İslam Felsefesi: Filozoflar ve Eserler" adıyla çevrilen kitabı, İslam düşünce tarihi alanında son yıllarda ortaya konmuş en kapsamlı ve ezber bozan referans çalışmalarından birisi olmuş hiç şüphesiz. Böyle kapsamlı felsefi çalışmaların genelde Alfa yayınlarından çıkmasına alışmış iken böyle alternatif yayınevlerinin sayılarının artmasını temenni ediyorum.
Orijinal adı The Oxford Handbook of Islamic Philosophy olan bu devasa eser, alanında yetkin 28 farklı araştırmacının makalelerinden oluşuyor. Ayrıca yazarın Türkçede Küre Yayınları'ndan çıkan "Başlangıçtan Günümüze İslam Kelamı" adlı çok önemli bir referans eseri daha var, ancak felsefe dendiğinde kastedilen ana çalışması Oxford el kitabıdır.
Kitabın yazarı Sabine Schmidtke hakkında ek bir bilgi daha vereyim, 2014 yılından bu yana, geçmişte Albert Einstein, Robert Oppenheimer, Kurt Gödel gibi dehaların da görev yaptığı, dünyanın en prestijli akademik kurumlarından biri olan Princeton'daki İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde (Institute for Advanced Study - IAS) Tarihsel Araştırmalar Okulu'nda profesör olarak görevine devam etmekte. Bu da kitabın nasıl bir işin ehli tarafından kaleme alındığını gösteriyor.
Evet, şimdi bu kapsamlı eser İslam felsefesinin hangi alanlarından bahsediyor ona değinelim. Eser, İslam felsefesinin 9. yüzyıldaki teşekkül döneminden 20. yüzyıla kadar uzanan geniş serüvenini anlatıyor. Ancak bunu yüzeysel bir tarih kronolojisiyle yapmıyor. Kitap, her yüzyıldan öne çıkan filozofların (Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, Sühreverdî, İbn Tufeyl, Molla Sadrâ vb.) belirli ve temel bir eserine odaklanarak ilerliyor.
Grekçe felsefe dünyasının (Aristoteles, Platon vb.) Arapça konuşulan dünyaya nasıl aktarıldığı ve kavramların İslam coğrafyasında nasıl yepyeni anlamlar kazandığı detaylı metin analizleriyle incelenmiş. Yani felsefe tarihini genel geçer özetlerle değil, doğrudan filozofların argümanları ve kitaplarının anatomisi üzerinden okuma fırsatı bulmamız sebebiyle oldukça değerli bir çalışma çıkmış ortaya.
Kitabın en büyük ve sarsıcı amacı; Batı merkezli geleneksel "İslam felsefesi bitti" anlatısını radikal bir biçimde yıkmak ve kanonu revize etmektir.
20. yüzyıla kadar uzanan klasik Batılı oryantalist çalışmalarda şöyle bir ön kabul vardı: İslam felsefesi 9. ile 12. yüzyıllar arasında zirve yaptı, ancak Gazzâlî'nin felsefeye yönelttiği eleştiriler ve İbn Rüşd'ün ölümüyle birlikte İslam dünyasında felsefe sona erdi. Batı'nın bu yanılgıya düşmesinin sebebi, 12. yüzyıldan sonra Arapça metinlerin Latinceye çevrilmesinin durmasıydı; yani Batı takip etmeyi bıraktığı için felsefenin öldüğünü sandı. Schmidtke ve El-Rouayheb bu kitabı tam da bu ön yargıyı kırmak için yazmış. Eser; 12. yüzyıl sonrasına (Endülüs, İran, Osmanlı, Suriye ve Hint altkıtasına) büyük bir projeksiyon tutuyor ve kitaptaki bölümleri yüzyıllara eşit şekilde dağıtıyor. Temel amaç, felsefi ve mantıksal düşüncenin İslam dünyasında asırlar boyunca son derece canlı, üretken ve dinamik bir biçimde devam ettiğini akademik kanıtlarıyla ortaya koymak.
Kitabın dili yer yer akademik olsa da genel olarak çok güzel çözümlemeler barındırıyor ve filozofları biyografi tarzı değil de yazmış oldukları kitaplar üzerinden anlatması çok hoşuma gitti. Kitabın elimdeki baskısının fiyatı 800 TL malesef, pdf bulabilirseniz bir göz atmanızı tavsiye ederim.