·376 syf.····Okunma: 27 Mart 2026 20:31 **EVET ÖYLESİNE BAŞLAYIP BİTİRDİM
**
Öncelikle demek istiyorum ki ben aylardır reading slump tayım ve doğru dürüst bir şey okuyamıyorum. Hele ki böyle kitapları okumak normalde hiç tarzım değil çünkü cringe damarım pek dayanıklı değil artı olarak ben rom com (adına ne derseniz deyin) okumayı pek sevmiyorum.
Meğer seviyormuşum sadece para verip sayfaları çevirince sevmiyormuşum. Şayet bu kitap elimde olsaydı puanı maksimum dört yıldız falan olacaktı.
Peki pdf okumanın farkı ne? Çok farkı var. Yani en azından benim açımdan. Denemeye daha müsait. Para verdim parama değsin kaygılarına girmedim hiç ve nedense bana bir fanfic okuyormuşum gibi hissettirdi bu yüzden üstümdeki etksi olumluydu ama kitabı biraz daha araştırdığımda öğrendim ki yazar eskiden zaten fanfic yazıyormuş. Gözümden kaçar mı asla DJJDKSKZKZ
Konusuna gelecek olursak öncelikle kitabın laboratuvar ortamında geçmesine, çekilen parasal hatta ekipmansal sorunlara yer verilmesini. Bilim (STEM) dünyasında kadınların çektiği zorluklara ve yalnızlıklara dokunmasından çok hoşlandığımı söylemek istiyorum.
Olive adındaki baş karakterimiz en iyi arkadaşı ve eski erkek arkadaşının birbirlerinden hoşlandığını görüyor ama en yakın arkadaşı Anh elbette ki en yakın arkadaşı Olive'in eski sevgilisi ile çıkmak istemiyor ve Olive onun mutluluğunu istediği için zaten öylesine beraber olduğu eski erkek arkadaşını unuttuğunu kanıtlamaya çalışıyor ve Anh'e bir randevusu olduğunu söylüyor ve o akşam elbette laboratuvardaki projesine dönüyor ama arkadaşı Anh onu görünce elbette şaşırıyor ve Olive onun randevu yalanını anlamaması için koridorda ilk önüne gelen kişiyi yani tüm okulun huysuz tavırları ve olumsuz geri dönüşleri ile bildiği Dr. Adam Carlseni oracıkta öpüyor.
Gerçekten beğendiğime inanamıyorum... Yani birkaç yıl önce kitap ilk kez çevrildiğinde bu konuyu okuyup dalga geçtiğimi hatırlıyorum yani böyle bir konu nereye gidebilir ki demiştim. Eninde sonunda aşık olacakları kesin.
Belki de romantik temalı kitapları okurken kaçınılmaz sonu düşünmek yerine daha çok aşkın işlenmesi detayına takılmalıyım çünkü Adam Carlsen'e bayıldım!
Bir red flag okuyacağımı sanmıştım ama adam o kadar karizmatik o kadar şefkatliydi ki. Rıza kavramına aşikar -ki bu bir zorunluluk olmalı ama çoğu erkek karakter artık rızayı yok sayıyor kendi. lehine çeviriyor. Adam Carlsen ise tam anlamıyla soğuk erkeğin tanımı bu arada. Soğuk diye tanıtılıp saniye bir sinirden tansiyonu kalkan erkek karakter görmekten bıkmıştım. Introvert diye yazdıkları adamları kitap sonu extrovert e çeviriyorlar genelde
Olive'i bir türlü kafamda canlandıramadım. Sebebini bilmiyorum ama bir türlü kafamda canlanmadı. Belkide de Adam çok fazla betimlendiği için bu kadar kolay canlandı gözümde. Yani aynı şekilde Olive'in yakın arkadaşlarını da pek gözümde canlandıramadım.
Çerezlik,hoş. Okunabilir bir kitap+18 olduğunu belirtmek isterim ve gerçekten yazarın +18 sahneleri yazarken biraz daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum.
Öte yandan çeviri ile ilgili takıldığım yerler oldu. "Yoo" kelimesi kitapta her geçtiğinde çok gıcık oldum mesela. Normal hayatta bir insan kaç kere "yoo" derki? Direkt "hayır" deyip geçeriz mesela.