·500 syf.····Okunma: 07 Şubat 2026 21:33 Uğultulu Tepeler – Emily Brontë
Uğultulu Tepeler benim için beklentimin oldukça altında kalan bir kitap oldu. Çok övülen, “büyük bir aşk hikâyesi” olarak anlatılan bir roman ama okurken o duyguyu hiç hissedemedim. Aksine, çoğu yerde karakterlere karşı ciddi bir mesafe oluştu.
Heathcliff ve Catherine arasındaki ilişkiyi romantik bulmak benim için mümkün olmadı. Daha çok takıntılı, yıpratıcı ve hatta yer yer rahatsız edici bir bağ gibi hissettirdi. Bu yüzden hikâyeye duygusal olarak bağlanmakta zorlandım. Karakterlerin çoğu da oldukça sert ve itici; empati kurmak neredeyse hiç kolay değil.
Kitabın atmosferi karanlık ve kasvetli, bu aslında güçlü bir yön olabilir ama burada fazlasıyla bunaltıcı geldi. Sürekli bir öfke, intikam ve huzursuzluk hâli var. Okurken keyif almak yerine sık sık yorulduğumu fark ettim.
Anlatım yapısı da beni zorladı. Olayların aktarılma biçimi, anlatıcı değişimleri ve zaman sıçramaları akıcılığı biraz bozuyor gibi geldi. Hikâyeye girmek yerine dışarıdan izliyormuşum hissi oluştu.
Belki dönemine göre önemli bir eser ama benim için duygusal olarak karşılık bulmayan, abartıldığını düşündüğüm bir kitap oldu. Bitirdiğimde etkilenmiş değil, daha çok yorulmuş hissettim. Tabi bunların hepsi benim kendi düşüncem.