2018 Nobel Edebiyat ödüllü Olga Tokarczuk 'tan dört kitap okudum. En sevdiğimden başlayarak bir sıralama yapmam gerekse️ Empusyon,
️Sür Pulluğu Ölülerin Kemikleri Üzerine,
️Kitap Yolcuları ve
️Kadim Zamanlar ve Diğer Vakitler şeklinde olurdu.
Kadim Zamanlar ve Diğer Vakitler "zaman" kavramının bir karakter gibi ele alındığı biraz büyülü gerçekçilik yöntemi ile biraz da mitolojik bir anlatımı olan ilginç bir roman.
Roman Polonya'daki hayali bir köyde geçer. Sınırları dış dünyaya ile çizilmiş bir köydür burası. 1914 Birinci Dünya Savaşı'ndan başlayıp 1980'lere kadar olan dönemde yaşanan tüm toplumsal olaylara insanlar,hayvanlar ve bitkiler üzerinden değinir. Bu romandaki cansız varlıkların da bir ruhu vardır. Bir mantarın da bir taşın da....
Romandaki en çarpıcı bölümlerden biri, bir baronun oynadığı "Labirent Oyunu" üzerinden Tanrı ve zamanın sorgulanmasıdır.
Tokarczuk burada, Tanrı'nın dünyayı yaratıp bir kenara çekildiği veya dünyanın kendi döngüsü içinde tanrılaştığı bir yapıyı sorgular. "Diğer vakitler" dediğimiz şey, belki de bizim algılayamadığımız bu üst döngülerdir.
Paralel evren gibi:)))
Zaman,varlık,hiçlik,ölüm üzerine sorgulamaya iten bir kitap. Meraklısına duyurulur.