Selma Hanım, sezdirmeden ona bakıyordu. Derken, nasıl oldu bilmem, gözleri gözlerine değiverdi. Genç kadın, başını çevirmek istedi, fakat, Hakkı Bey, derhal, salon adamı tavrını takınarak:
“Hanımefendi,” dedi; “burada nasıl vakit geçiriyorsunuz? Çok sıkılmıyorsunuz ya?”
Selma Hanım, sanki bir erkekle ilk defa konuşuyormuş gibi şaşaladı, kızardı:
“Bilmem, daha sıkılacak kadar vakit olmadı ki...”
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu