Jack London ’un Kızıl Veba adlı eseri kıyamet sonrası temalı bir kitap olup, medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.
2073 yılında geçen hikayede dünya, 2013 yılında patlak veren ve "Kızıl Veba" olarak adlandırılan, tedavisi bulunamayan bir salgınla neredeyse tamamen yok olmuştur.
Salgından önce San Francisco’da bir İngiliz edebiyatı profesörü olan ana karakterimiz, artık yaşlı bir adamdır.
Profesör, salgından sonra vahşileşen ve avcı-toplayıcı bir topluma dönüşen torunlarına, eski dünyanın ihtişamını, teknolojisini ve medeniyetin nasıl bir anda çöktüğünü anlatır.
Salgın öncesi dünyanın adaletsiz yapısını eleştirilir. Veba hem zengini hem fakiri aynı hızla öldürerek sınıfsal ayrımları yerle bir eder.
İnsanlık ne kadar gelişirse gelişsin, doğanın karşısında çaresiz kalabileceği işlenir.