Gönderi

Sessiz Bir İsyan Olarak İntihar:
6/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 18:59
Karl Marx’ın 1846 yılında yayımlanan İntihar Üzerine adlı metni, bence onun devasa ekonomi-politik eserlerinin gölgesinde kalmış, hacimce küçük ancak içerdiği varoluşsal ve sosyolojik dehşet bakımından olağanüstü sarsıcı bir çalışmadır. Kitap, Marx'ın bütünüyle kendi sıfırdan yazdığı bir tez değil; eski bir Fransız polis arşivcisi olan Jacques Peuchet’nin anılarından özenle seçtiği, çevirdiği ve kendi felsefi-politik süzgecinden geçirerek yeniden kurguladığı intihar vakalarının çözümlemesi niteliğinde. Kitabın en şiddetli hedefi, dönemin yüceltilen kutsal burjuva ailesidir. Marx, polis arşivlerinden çıkardığı trajik hikayelerle, ailenin aslında sevgi dolu bir sığınak değil; mülkiyet ilişkilerinin ve psikolojik şiddetin en acımasızca uygulandığı bir hapishane olduğunu kanıtlamaya çalışmış. Babanın çocukları, kocanın karısı üzerindeki mutlak iktidarı, aileyi devletin mikro bir diktatörlüğüne dönüştürüyor. İntihar edenler, çoğu zaman yoksulluktan değil, bu saygın duvarlar ardındaki tiranlıktan, riyakarlıktan ve boğucu ahlaki baskıdan kaçmak için ölümü seçenlerden oluşuyor, tıpkı günümüzdeki gibi. Kitapta yer alan vakaların ezici çoğunluğu kadınlara ait. Marx, kadınların intiharını, ataerkil mülkiyet düzeninin en ağır bedeli olarak resmetmiş. Ailesinin namus baskısından korkarak kendini sulara bırakan hamile genç kız, kocasının sadistik kıskançlıklarından ve şiddetinden kurtulmak için canına kıyan eş... Marx bu kadınların ölümlerini basit birer bunalım vakası olarak görmüyor, aksine bu ölümler, kadını bir eşya, bir mülk, bir namus nesnesi olarak gören burjuva ahlakının işlediği yapısal cinayetlerdir. Kadınlar, yaşarken sahip olamadıkları özgürlüğü ve kendi bedenleri üzerindeki tek söz hakkını, ironik ve trajik bir biçimde ancak kendi ölümlerine karar vererek kullanabilmektedir. * Kitabın içerisinden şöyle bir bilgi öğrendim. Kitabın yazıldığı 19. yüzyılda Seine nehrine atlayarak intihar eden kadınlar -o zamanlar Paris'te en çok başvurulan intihar yöntemiydi- özellikle üzerlerinde etek ya da açık giysi var iken intihar edeceklerse eteklerinin kıvrımlarını çoraplarına ya da kemerlerine dolayıp sonra atlarlarmış. Bunun sebebi ise cesedini nehirden çıkartan kayıkçılar namahrem yerlerini görmesin diyeymiş. Paris polis arşivlerinde yer alan bilgiye göreyse polisler bir kadının ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğunu elbiselerini kıvırarak paçalarına sıkıştırıp sıkıştırmamasından anlıyormuş. Son olarak toparlamam gerekirse kitap, burjuva toplumunun kendi yarattığı enkaz karşısındaki çaresizliğini de yüzümüze vuruyor. Hayır kurumları, ahlak bekçileri -en nefret ettiğim- veya polis önlemleri intiharı durduramaz; çünkü bunlar, intiharı doğuran o zehirli bataklığın bizzat kendi kurumlarıdır. Toplumun sözde saygın kuralları, insanları o kadar dar bir cendereye sokuyor ki, birey için onurunu koruyarak nefes alabileceği hiçbir alan kalmaz hale geliyor.
İntihar ÜzerineKarl Marx · Yeni Hayat Kütüphanesi · 2006423 okunma
··
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.