Gönderi

Puan vermedi·224 syf.··
2026 4. kitabı
Kitap, Molla Rejiminin meddahları nasıl bir propaganda aracı olarak kullandığını anlatıyor. Özellikle İran-Irak savaşında, Suriye İç Savaşında meddahların çok önemli bir görev üstendiklerini görüyoruz. Çünkü savaş sadece çarpışarak olmuyor. Oradaki insanlara uğruna savaşacakları bir şey vermek gerekiyor, onlara yaptıkları bu fedakarlıkların boşuna olmadığına inandırmaları gerekiyor. İşte bu görevi de meddahlar üstleniyor. Meddahların nerede nasıl davranmaları gerektiği Mollalarca sistemli ve titizlikle belirleniyor. İran'daki meddahların anlatıları hep Hz. Hüseyin, Kerbela hadisesi etrafında şekilleniyor. Rejim tarafı Hz. Hüseyin ve onun saflarında yer alanlara benzetilirken karşı taraf ise Yezid oluyordu. Bu benzetmeler üzerinden kurulan hamasi anlatım insanları etkiliyordu. Aslında bu distopyalarda da sıkça gördüğümüz bir model. Kendini merkeze koyup karşıya da bir öteki, bir düşman yerleştirmek. Eğer öyle bir düşman yoksa yaratmakta bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. İranlılar Şii geleneğe sahip oldukları için aslında bu öteki anlatısı onlar için yeni bir konsept değil. Buna örnek olarak Safeviler verilebilir. O dönemde matem merasimleri gücün bir sembolü olarak kullanılıyordu ve meddahlar da koca bir propaganda ordusu olarak üzerlerine düşeni yapıyorlardı. Şimdi gelelim İran-Suriye ilişkisine. 1979’dan önce yani İran İslam Devrimi gerçekleşmeden önce Suriye, devrimci kadrolar için mesken haline gelmişti. Bunun karşılığı olarak da Şii ulema, Nusayrilere dini meşruiyet kazandırmak istiyordu. Bu Esed rejimi için çok önemliydi çünkü rejim, Nusayrili Alevi bir kimliğe sahipti ve hem çoğunluğu Sünni olan Suriye'de hem de İslam dünyasında kendine bir hakimiyet alanı arıyordu. İki rejim arasında olan bu dostluğun uzun soluklu olması öngörülüyordu çünkü rejimlerin kendi ülkeleri hakkında olan hedefleri çakışmıyordu. Esed rejimi, Arap milliyetçisi alan seküler bir Suriye hedeflerken çoğunluğu Farsi olan İran'ın böyle bir düşüncesi yoktu. Esed rejimi gibi eli kanlı bir otoriteyi desteklemek bir takım ikiyüzlü davranış sergilemeyi de beraberinde getiriyordu. Bunun büyük bir örneği de 1982 de gerçekleşen Hama Katliamıdır hiç şüphesiz. "İslami yönetim” ve "ezilenlere yardım" gibi söylemlere sahip olan İran rejiminin ise olaya tepkisi suskunluk oldu. Sonuç olarak bütün medya araçlarını da elinde kukla gibi oynatan İran rejiminin mollalar aracılığıyla İran'ın Suriye'deki faaliyetlerinin gerekli olduğunu insanlara kabullendirmesi zor olmadı. Kitabın son bölümünde de meddahlarla yapılan röportajlara yer verilmiş. Olaylara onların gözünden bakmak da farklı bir deneyim oldu. Akıcı, öğretici, güzel bir eser olmuş. Yazarın eline emeğine sağlık.
Edebiyat
MeddahlarAdem Yılmaz · Ketebe Yayınları · 202338 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.