2009 yılında Altın Kitaplar tarafından basılan ve Clive Cussler’ın ortak yazar Jack Du Brul ile birlikte gerçekleştirdiği çok sayıda kitaptan birisi olan bu eser, Füsun Doruker tarafından tercüme edilmiş. Clive Cussler 1965 yılında roman yazmaya başladı. Dirk Pitt'in maceralarını konu alan ilk romanı 1973 yılında yayınlandı. Kitapları yüz ülkede kırk dile çevrilmiştir. Yüz yirmi milyondan fazla okuyucusu vardır.
Yazar aynı zamanda batık gemileri bulup çıkarmakla ünlüdür. Oşinografi ve Deniz maceralarını konu alan romanlar yazan akıcı dilli romanı iyi kurgulayan bir yazardır. Romanlarının en eski ve ünlü karakteri deniz mühendisi, devlet ajanı ve maceracı Dirk Pitt belirli bir noktaya kadar kendisinin bir yansımadır. Özellikle deniz üstü ve denizaltında geçen maceralarında adeta oşinografinin Indiana Jones’udur; diyebiliriz. (Not: 24 Şubat 2020 tarihinde vefat etmiştir.)
2003 yılında Craig Dirgo ile başlattığı “Oregon Dosyaları” başlıklı diğer bir serinin üçüncü kitabı olan eser, bir Kuzey Kore askeri deniz üssüne yapılan gizli bir sızma operasyonu ile başlar. Senaryo hakkında fazla bir ipucu vermeden kısa bir derleme yapmak istersek, bu macerada Çinliler, Ruslar, paralı askerler, günümüz Dünya'sının bir çok bölgesinde gizlice olsa da yeniden başlayan kölelik, yeni keşfedilen ve gizli tutulan bir altın madeni, gemi korsanlığı gibi birden çok kötü adam, mekan ve sorun, sayfaları çevirdikçe karşımıza çıkıyor.
Yazar romanlarında, geçmiş ile günümüz arasında çok ilginç bağlantılar kurar, hatta bazı kitaplarında buna geleceğe yönelik planları da dâhil eder. Merak uyandıran ve okuru hep bir takım soru işaretleri ile zinde tutmayı başaran bir eser. Birçok farklı mekânda ve hatta bazen farklı zamanda başlayan senaryonun kurgusu tüm bu karmaşıklığa rağmen neredeyse kusursuz ilerler. Doğal olarak, bir “Çok Satan” kitabının olmazsa olmazı silik karakterler, James Bond/İndiana Jones karışımı mucizeler, beceriksiz kötü adamlar, aşk ve seks sosu eksik kalmaz. Ama zaten bu kitapları satın alan okuyucu tüm bunlara önceden hazırlıklıdır; hatta ister.
Dirk Pitt serisine kıyasla “ikincil karakter” eksik olmasa da, fazla daha arka plandalar. Bir Clive Cussler hayranı olarak, bu “ortak” yazılan romanlara biraz çekinerek yaklaşsam da, herhangi bir eksiklik bulamadığımı veya beni rahatsız eden bir unsur olmadığını itiraf etmeliyim.
368 sayfalık tercüme, “Çok satanlar” düzeyinde, akıcılığından bir şey kaybettirmeden okutuyor.
Kitabı sahaflarda orta kondisyonda, günümüz için uygun fiyat kategorisinde bulabilirsiniz.