Füsun Doruker

Füsun Doruker

Çevirmen
8.2/10
819 Kişi
·
3.309
Okunma
·
1
Beğeni
·
293
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
638 syf.
·40 günde·Beğendi·10/10
> Bu, bu kitaba daha önce yapılmış Protip v.1.0 incelemenin devamı niteliğinde olan v.1.2 güncellemesidir. Biliyorum, o gün için esprisine de olsa, yayınlamış olduğum kısa inceleme ile hep birlikte çok gülmüş ve çok eğlenmiştik. Fakat işlerimin yoğunluğu ve kişisel durumumdan kaynaklı biraz gecikmeli de olsa, sözümü tutmak ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ele alan bu güzel tarihi kitaba yakışan bir inceleme ile hakkını vermek isterim. Burada beni neyin beklediğini biliyorum ve ne kadar zorlanacağımın da farkındayım. Bize ait şanlı hem de yer yer üzücü bu tarihin kısa bir inceleme ile ele alınabilmesi, tamamının buraya sığdırılabilmesi ne mümkün?! Tarihin silinmez sayfalarına kazınan onca olay ve o zorlu, meşakkatli günleri yaşayan onlarca insanlar varken, bizler sadece yüzeysel geçişler ile anlatabiliriz bu geçmişimizi ve geçmişten bize kalanları.


Kitaba Dair

“Mustafa Kemal Atatürk, Avrupa uygarlığının belle epoque-güzel çağında dünyaya geldi” #35544653

> Ülkemizin yakın tarihi hakkında bugüne dek dikkat çekici birçok kitap, makale, çeviri araştırma ve ciddi çalışmalar yapılmıştır. Hep birlikte okumakta olduğumuz bu tür çalışmaların sayısı gün geçtikçe inanılmaz bir hız ile artmaktadır. Zaman içerisinde teknolojinin de bizlere sunmuş olduğu imkânlar doğrultusunda ortaya çıkan yeni akademik ve bilimsel çalışmaların katkısı sayesinde, ülkemiz tarihini tam teşekküllü incelenme düşüncesi birçok yazarı da bu konuda cesaretlendirmiştir. Ben de konuya olan ilgim doğrultusunda, Sn. İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk adlı kitabını okuyup, hayal kırıklığı içerisinde inceledikten sonra, yeni kaynak kitap arayışı esnasında Andrew Mango ve kendisinin Atatürk - Modern Türkiye'nin Kurucusu kitabı ile tanıştım.

“Atatürk, Günümüzde genellikle radikal bir çağdaşlaştırıcı ve Batılılaştırıcı olarak bilinir. Bu tanım doğrudur ama yeterli değildir. Ülkesini, dünyanın en zengin ülkeleriyle aynı düzeye getirmek için Batı yöntemlerini ithal etmiştir çünkü zengin ülkelerin büyük çoğunluğu Batıda bulunmaktaydı. Ama onun hedefi taklitçilik değil, evrensel bir uygarlığa katılmaktı; Avrupa'nın Aydınlanma Çağı düşünürleri gibi, dine ve dinin neden olduğu ayrımcılığa karşın insanlığın ileriye doğru gitmekte olduğunu görmüştü. Gerçek bir bağımsızlık mücadelesinin, herkesi kapsayan laik bir ilerleme ilkesi adına, her ulus tarafından kendisi için yapılması ve böylece gelişmiş ülkelere karşı düşmanlığa yer bırakılmaması gerektiğine inanıyordu. Uygar insanların oluşturacağı evrensel bir toplumu ülkü edindiği için anti-emperyalistti. Her şeyden önce o bir kurucuydu, çağımızın en büyük ulus-yaratıcısıydı” #35618469

> Bu değerli eser, Türkiye Cumhuriyetinin, Bağımsızlık Savaşı süreci ve küllerinden yeniden doğuşu yolunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi, dünya tarihine mal olmuş bir lider ile yakaladığı olağanüstü fırsatı ele almaktadır. Onu bir tek yönetici tarafı ile değil, kendisinin ailesi, yakın çevresi, silah arkadaşları ve insanlar ile olan ilişkileriyle objektif olarak anlatmaktadır. Cumhuriyetin yeniden kuruluş yıllarının toplumsal öğelerini ve kuvvetler ayrılığını da işleyen bu kitap, Atatürk’ün karizmasının, kendisinin zaaflarının, çevresinde olan kadınlarla ilişkilerinin, yakın ve diplomatik dostluklarının, kızgın hallerinin ve iyilikleri ile nasıl bir insan olduğunun altını çizmektedir. İşte bu eser, gerçekten konusunda uzman bir tarihçinin konuya nesnel ve objektif yaklaşımının ele alındığı bir kitaptır. Evet, belki dikkatinizi çekecek bu inceleme sonrasında, Gazi Mustafa Kemal’in yaşamına dair birçok şeyi ve onun eşsiz, emsali görülmemiş Bağımsızlık Mücadelesini somut olaylarla inceleyen bu kitabı siz de okumak isteyeceksinizdir.

"İslamın dini kurumları tüm Müslüman topluluk (ümmet) için kurulmuştu ve tam ortasından yükselmeye başlayan ulus fikrini kapsamıyordu.” #35670192

“Koşullar çok kötüydü: ülkenin dört bir yanı göçmen akınına uğramış, hazine boşalmış, askeri harekâtların yarattığı hasardan dolayı bazı bölgelerde, özellikle doğu Anadolu'da kıtlık baş göstermişti.” #35670927

> Andrew Mango, gerçekten okumaya değer bu kitabında Atatürk’ten “Jön Türk” (Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ortaya çıkan meşrutiyetçi ve Abdülhamit dönemine muhalif olan genç ve aydın kuşak) olarak bahsediyor. Ona göre, babası Ali Rıza Bey’i küçük yaşta kaybetmesi Mustafa Kemal’in bağımsız, güçlü ve gözü pek bir kişilik geliştirmesinde etkili olmuştur.

“Mustafa Kemal Atatürk dünyaya geldiğinde, çok uluslu Osmanlı imparatorluğu çatırdıyor ama işlevini hâlâ sürdürüyordu.” #35687217

> Mango, Yüce Önderin çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadıklarına ve söylediklerini temel alarak “…bazı düşüncelerin onun ruhunda ne kadar eski ve köklü olduğunu bir kez daha gözlemleyebiliriz: Bir kez daha şimdiyi değil, ileriyi düşünme konusunda uyarıda bulunuyor; ortamın yaygın görüşüne uymayı reddediyordu” değerlendirmesini yapıyor. Burada, bu yorum her ne kadar bize “asice” gelse de, Yazar burada bize Atatürk’ün Türk kökünün geleneklerine bağlı, ama yenilikçi yana sahip ve gelişmeye, ilerlemeye, modernizasyona açık olan ileri görüşlülüğünü anlatmak istiyor.

“Padişah ve görevliler entrikacıları ve isyan etmeye hazır olanları aşağı yukarı biliyorlardı. İçlerinden bazıları uzak köşelerdeki zindanlara atılmış, bir kısmı sürgüne gönderilmiş, bazıları görevlerini yitirmiş, bir kısmı da iş yapmadan maaş alma rüşvetiyle susturulmuştu.” #35671224

> Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu'ndan devraldığı bu enkazı adeta bir sanatçı gibi işledi ve nüfusunun belli bir yüzdesi Müslüman olan, tarihte birçok şeyden geri kalmış, mahrum bırakılmış olan bu ülkeden oldukça farklı bir şey yarattı. O’ bu ülkenin halkına güvendi ve bunda asla şüphe etmedi. Yüreğinde iman yatan bu halkın benliğini ve bağımsız ruhunu yeniden canlandırmak için ilahi gücün kendisine vermiş olduğu bu fırsatı değerlendirmesini çok iyi bildi. Hepsinin üzerine sanki ölü toprağı serpilmiş gibi derin uykuda olan halkı uyandırdı ve ihanete çanak tutanlara karşı tarihte emsali görülmemiş bir askeri düzene soktu.

“Müslüman Türklerin beynini kemiren soru, ülkenin varlığını sürdürüp sürdürmeyeceği değil, kendilerinin bu ülke içinde yaşamlarını sürdürüp sürdüremeyecekleriydi.” #35690165

"Millet zulüm ve istibdat altında mahvoluyor. Hürriyet olmıyan bir memlekette ölüm ve izmihlâl [çöküş] vardır," #35782553

> Ulus devleti olmanın kolay olmayacağını, sancılı bir süreç geçirecek Türkiye’yi ve Atatürk'ü, “Türklerin Babası”nın yaşamını kalemi ile destansı şekilde anlatan yabancı bir yazarın kitabını okuyacağız. Atatürk’ün yeni Türkiye'yi Cumhuriyetini kurmadan önceki askeri ve siyasi kariyeri, neredeyse bu kitabın yarısından fazlasını kaplamaktadır. Türk arşiv kaynaklarını da etkileyici bir şekilde tarayarak konuya eğilen Mango, Atatürk'ün, 1923 dönemi sonrası destekçileriyle, rakipleriyle ve yakın çevresiyle olan ilişkilerini de sıkı ele alıyor. Peki, Atatürk ve onun yenilikçi, devrimci düşüncesi bu genç ülkeye ne getirdi ve tüm kitle tarafından kolayca benimsendi mi? Mango'nun titiz detaylı çalışması bile bu sorunun cevabında olan belirsizliğini koruyor ve bunun hakkında yorum yapmak biz okurlara kalıyor.

"Türk ordusu vatanı, dış tecavüz ve istiladan, milleti taassup ve fikir esaretinden kurtardığı gün vazifesini yapmış olacaktır," diye yanıtladı. Ona göre "Türk milleti Batı dünyasından çok geride kalmıştı" ve ana amaç çağdaş uygarlık düzeyine çıkartmak olmaydı. #35838039

“Ve arkadaşlarıma dedim: Vatan mutlaka selamet bulacak. Millet mutlaka mesut olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin selamet ve saadeti için feda edebilen vatan evlatları çoktur.” #35839393

> Doğrusunu ifade etmem gerekirse, Mango tarzından yazılan tarihi eserleri okumaktan keyif alıyorum. Bir Türk olarak neden okul ve eğitim kurumlarımızda böylesi geniş kapsamlı Atatürk eğitimi almadığımızı kendime sormadan edemiyorum ve sonrasında nerede ve hangi şartlar altında yaşadığımız aklıma geliyor. Sonra gene kendi imkânlarım doğrultusunda bu işe devam etmem gerektiğini tekrar hatırlatıyorum kendime. Vakti zamanında (en azından 80'li ve 90'lı yıllarda) okullarda tarih konusunu hiç iyi ele alamadık ve bizden olan büyük bir lideri ve liderleri bile neredeyse tamamen göz ardı ettik. Savaş, siyaset ya da diplomasi nedir? Nasıl yapılır? Nasıl yürütülür? Biz bunları bilemedik. İşte Mango açıkça bir Atatürk hayranı olarak bize bunları anlatmaktan, açıklamaktan çekinmiyor. Ulu Önderin keskin zekâsı sayesinde bir tarih nasıl yazılır, o tarihi şekillendirirken nelere katlanılır hepsini anlatıyor.

Mustafa Kemal şimdi bütün enerjisini halen Türklerin elinde bulunan toprakların, insanların ve onları savunacak askerlerin korunmasına yöneltecekti. #36022450

"Uzmanların hataları daima büyüktür, ama hataların en büyüklerini Türkler konusunda yapmışlardır." #36478396

"Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir," #35864116

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
386 syf.
Ergenliğimin kanayan yarası V.C. ANDREWS. Kitaplar arasında gezinirken görünce insan bir garip oluyor, hey gidi günler hey. Pembe dizi kıvamında, insana hiçbir şey katmıyor, edebiyat desen zaten hak getire. Ama çarpık aile ilişkileri, bolca cinsellik ve insanı rahatsız eden birçok tabu bulunduğundan "Lan acaba nolacak bu işin sonu" diye diye en az bir 6 kitabını bitirmişimdir ergenlikte. Deliren anneler mi dersin, tecavüze uğrayan gençler, ensest... Çatı da böyle bir roman. Okurken insanı fazlasıyla geriyor, sinirlerini bozuyor. İyi, o yaşta okumama rağmen psikolojim bozulmamış. Kitapta bulunan abi, kız kardeş aşkı tabulara darbe indirse de V. C. Andrews'in diğer romanlarına göre masum bile diyebilirim. Yaşı küçük okuyucuların pek tavsiye etmediğim, içi boş romanlardan biri. Kafa dağıtmak içinse fazla trajik. Gene de işten yorgun argın gelince öyle tüketmelik bir şeyler olsun, çok da düşünmeyeyim deniyorsa türk dizilerindense böyle kitapları okumayı önerebilirim.
496 syf.
·5 günde·8/10
Oldukça etkileyici bir kitap olmasına rağmen okurken emek isteyen türden. Hazmedebilmek adına özenle okunması gerekli.
Kısaca anlatmak gerekirse; bir çiftin üç çocuğunun yetişkinlikleri sırasında aileden uzaklaşması ve kadının eşinin de hastalığını bahane ederek Noel'de bütün aileyi bir araya getirmek istemesini anlatıyor. Ancak bu kadar basit değil tabii ki. Her karakterin hayatına değiniyor kitapta. İlk olarak Enid yani annenin hayatına yer veriliyor. Çocuklarına olan düşkünlüğü, tutuculuğu ile baba Alfred ile olan anlaşmazlıkları göze çarpıyor.
Sonraki bölümlerde ise küçük erkek çocuk olan Chip'in anlatıldığı bölümde fazlasıyla hissettim süklüm püklüm olan hayatını.
Diğer bölümde ise Garry'den bahsediyor. İlk çocuk olan Garry başarılı, iyi bir geliri ve çocukları olan bir adam gibi anlatılsa da aslında ciddi bir bunalımın içinde, eşiyle olan problemleri dolayısıyla bir hayli depresyon dönemine giriyor.
Diğer üçüncü kardeş olan kız kardeş Denise ise görünürde tercihleri doğrultusunda iyi bir hayat sürse de bir süre sonra alt üst olan hayatın içinde buluyorsunuz kendinizi.
Kitap boyunca Alfred'in yanı babanın kötü birisi olarak anlatılmasına rağmen ailesi uğruna yaptığı fedakarlıkları görünce sizde derinden etkileniyorsunuz.
Kısacası kahkaha atacağınız, duygulanacağınız hatta gözyaşı dökeceğiniz anlara sahip bir kitap okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
768 syf.
·36 günde·Beğendi·10/10
Bu kitapla ilgili şunu söyleye bilirim:İleride kızım(ya da oğlum) olursa kesinlikle 12-13 yaşına kadar okutacağım kitaplardan biri. Keşke kendimde o yaşta okusaydım diyorum. Hayatı öğreten kitaplar sırasında ikl 3e girer diye düşünüyorum:) Hatta öyle bir kitapki tek bir inceleme yaparsam hakkını hiç veremem. İçindeki stratejilerin çoğu ayrı-ayrı incelemeyi hakediyor. Bu yüzden içerikdeki bir çok stratejiyi ayrı-ayrı profilimde paylaşmayı düşünüyorum (her gün 1 tane atmayı düşünüyorum).
Şimdi bu kadar övdüğüm bir kitabın içeriği ne derseniz--kitab insanlık tarindeki savaşları ve generalleri inceleyerek bu savaşların aslında günümüz toplumunda insanlarla iletişimimizdeki sorunlardan farkı olmadığını belirtiyor. Ve başarılı olmuş kumandanların savaşlardaki taktiklerini günümüz hayatında nasıl uygulaya bileceğimizi gösteriyor. Sadece savaşlar da değil, bazı yönetmenler, sanatçılar ve siyasetçilerinde uyguladıkları taktileri bize öğretiyor. Şimdi kitap 750 sayfa, baştan söyleyim;). Ama kesinlikle boşa yazılmış, gereksiz olan yeri yok. Doğru, bazı yerlerde sıkıla bilirsiniz, ama bu sayfalar da konuyu anlamanız ve özümsemeniz için. Yani bilinçaltına kaydetmek için diye biliriz.
Aslında bazı yerler, hatta bir çok yer size ahlak değerleri dışında gele bilir. Ama ben Machiavellist olduğum için sorun olmadı:) Zaten kitabın içinde yazar zaman-zaman bo sorunu aşmanıza yardım ediyor.
P.S Kitabı internetten Pdf olarakta kolayca bulabilirsiniz ama not tuta bilme açısından kitabı almanızı öneririm.

İyi okumalar ;)
320 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Cesaret dediğin insanları korkutmaya degil tam tersi cesaret insanın kendisini öyle bir şekilde kendini ifade etmek karşıdakinin güvenini almak insanın tam nasil bir cesarete. Sahip oldunu açıklamak cesaretin insanın nasil değiştirdiğini ben bile bilmiyorum cesaret deyip geçme düşün
386 syf.
·12 günde
Kitabın akıcılığını bir çatı katında geçmesine rağmen hiç sıkılmadan, heycanı azaltmadan, bitmesini beğendim hatta ikinci kitabı merak ediyor insan ama okuyacağımı sanmıyorum çünkü ensest ilişkiler beni fazla rahasız ediyor, sadece bir kitap deyip geçemiyorum malesef, böyle bi kitabıda tavsiye etmek istemem açıkçası.
386 syf.
·Puan vermedi
bu kitabı okuyup da psikolojisi bozulmayan kaldı mı acaba? hem çok güzel hem de dehşet verici. bu seri harika. her gün bir kitabı okudum. ama bunu okuyup da annenize güvenmeyi bırakmayın :)
445 syf.
·6 günde·10/10
1914 yılında Avusturya-Macaristan veliahdinin bir Sırpli tarafından öldürülmesiyle başlayan ve 4 yıl boyunca savaşan taraflara ağır kayıplar verdiren 1.Dünya savaşında Rusya'ya esir düşen Peter ve onu beklerken kendi vatanında esir hayatı yaşayan Miette. ..Aşk,ihanet ,sadakat ve esareti yüreğinizin derinliklerinde hissedebileceginiz mükemmel bir eser.Yazarın anlatımı o kadar etkileyici ki o yıllari çok derinden hissediyorsunuz .Kesinlikle cok okunanlar sıralamasında olmayı hak eden bir eser ...Tavsiye ederim.İyi okumalar.
400 syf.
·5 günde·8/10
Okuma etkinliği (#30096680) sayesinde okuduğum bir başka kitap daha. Stephen King'den okuduğum ilk kitap olan Kemik Torbası, üzerimde ne yazık ki pek olumlu izler bırakmamıştı. Bu nedenle kitapta sıkılacağımı sandım ama hiç de öyle olmadı. Tepki, okurken çok keyif aldığım ve hiç sıkılmadığım bir kitap oldu benim için.

Andy ve Vicky, paraya ihtiyaçları olduğu için iki yüz dolar karşılığında, bir örgütün ileri sürdüğü ilacın denemesine katılırlar ve bu deneyde birbirlerine âşık olurlar.
Üzerlerinde denenen bu ilaç onların üzerinde olağanüstü özellikler bırakır. İlerleyen zamanlarda evlenirler ve Charlie adında bir kızları olur. Annesi ve babası, Charlie'nin sadece bakarak bir cismin yanmasını sağlayabildiğini fark ettiğinde yaşamları boyunca devam edecek bir korkuya kapılırlar. Çünkü ilacı öne süren örgüt, Charlie'nin peşine takılmıştır bile...

Macera dolu ve keyifli olan, gerilim ve korku dolu değil ama ilgi çekici bir kitaptı fikrimce. Sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamadım. Mutlaka tavsiye ederim:)
Keyifli okumalar :)
400 syf.
·36 günde·Beğendi·10/10
Stephen King, her kitabında olduğu gibi yine akıcılığı ve macerayı harika bir şekilde yansıtmış. Kitabın gerek konusu gerekse anlatımıyla, sanki her şey gerçek hiçbiri kurgu değilmiş gibi hayret verici unsurları var. Bu yüzden Stephen King’in kitaplarını çok seviyorum. Hiçbiri olmayacak unsurlar değil. Hepsi bir nedenden ötürü olabilecek detaylar. Korkutucu ve olabilme ihtimali olan olaylar olunca da kitapları bir o kadar etkileyici oluyor. Başlarına gelenler gerçekten de çok üzücüydü. Kitap boyunca, insanların yeniden farklı kişilere olan kötü davranışlarına şahit oluyoruz. Yıllar önce yapılan deneylerin, yıllar sonra insan üzerindeki büyük etkisini kitap boyunca görebiliyoruz. Zaten, kitabın başında, Charlie’nin hiçbir zaman başka çocuklar gibi çocukluğunun olmayacağını anlayabiliyoruz.

Spoilersız ayrıntılı yorumu için; http://merilands.com/...ki-kitap-incelemesi/

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 3.309 okur okudu.
  • 72 okur okuyor.
  • 1.699 okur okuyacak.
  • 48 okur yarım bıraktı.