Kitapta çok güzel mesajlar var, hayatın içinde olan ama insanların görmemeyi, görmüş olsalar bile uzun ve dik dik bakmaktan çekindikleri için gözlerini kaçırmayı tercih ettikleri acı gerçekleri çok güzel bir dille ele almış Ceren Ceran. Kendisinin zarif konuşmasıyla ve o güzel ses tonuyla instagramda paylaştığı videolarını izlemeye bayılıyorum. Ve bu güzel kitabın her yerinde Ceren Ceran’ın, o çarpıcı gerçekleri anlatırken takındığı nezaket dolu tavrı görüyorum. Çok güzel bir kitap, okunmasını tavsiye ederim. Bununla birlikte Ömer için mutlu bir son bulmayı çok ama çok diledim. Onu bulamamanın bende yarattığı hayal kırıklığından dolayı 8 puan verdim. Bir insanın hayatının böyle tepetaklak dümdüz yokuş aşağı yuvarlandıktan sonra hayatın ona “Aferin, iyi dayandın. İşte mükafatın.” diyerek güzellikler getireceğine duyduğum o iyi niyetli inanç, tüm zorluklara daha kolay sabretmemi sağlıyor benim. Ömer’in de mükafatını en azından döndüğü memleketinde güzel bir kıza aşık olup, bahçeli müstakil bir evde; temiz, rutubetsiz ve sevgi dolu bir hayatla almasını falan bekledim sonuna kadar. Yani Ömer bunu hakediyordu. Bir de bakış açısının da değiştiğini görmek istedim sanırım. Mutluluğa ve başarıya yüklediği anlamlar neresinden bakarsan bak yanlış. En azından mutluluğun bekçi Hasan’ın oğluyken de küçük bir kasabada yaşarken de mümkün olabileceğini idrak edişini görmek isterdim. Keşke Ceren hanım bize Ömer’in hayatında gün yüzü gördüğü kısımları da anlattığı bir kitap yazsaydı. Ne güzel okurdum.