Tarık Tufan bu kitapta İstanbul’un unutulmuş sokaklarında kaybolmuş hayatları anlatıyor ve hepimizin içindeki yalnızlığa ayna tutuyor. Kırgın kadınlar, yorgun erkekler, yarım kalmış cümleler… Her biri tanıdık ama bir o kadar da sessiz insanlar...
İnsan bazen en çok kalabalığın içinde yalnız kalıyor. Ve bazı sevgiler vardır, görülmez ama en derinden hissedilir.
Tarık Tufan'ın dili çok naif ama bir o kadar da ağır. Her cümle sanki biraz hüzün, biraz özlem taşıyor. Gerçekle kurmaca arasındaki o ince çizgi öyle güzel silinmiş ki, okurken “bu bir hikâye mi yoksa birinin kalbi mi?” diye düşünüyorsunuz.
Beni Onlara Verme kitabı fark etmeden yanından geçip gittiğimiz insanların iç dünyasını anlatıyor aslında. Görmediğimiz, duymadığımız ama belki de en gerçek olan duyguları…
Benim için bu kitap;
görülmeyen bir sevginin,
söylenemeyen cümlelerin
ve içe atılmış hayatların hikâyesiydi.
Eğer duygularla okumayı seviyorsanız, satır aralarında kaybolmayı seviyorsanız bu kitap size çok tanıdık gelecek.
Keyifli okumalar dilerim.