Dolores 43 yaşında evli öğretmen bir kadın.Bir gün evlerinin garajında eşinin aldığı yapay zekalı seks bebeği Zoey'i bulmasıyla evliliğinde çatırdamalar başlar.
Aslında kocasıyla arasındaki her geçen gün var olan yabancılaşma da ortaya çıkar.
Kocası David ile yüzleşmeye karar verir ama bu David için savunulacak bir durum değildir uzun zamandır mutlu olmadığını söyleyerek evi terkeder.
Dolores'in başlangıçta nefret ettiği bu yapay bebekle zamanla bir bağ kurarak onunla yaşamaya başlar ve yıllardır kendine bile itiraf edemediği gerçekleride Zoey'e anlatarak gün yüzüne çıkar.
Yazar,modern ilişkilerin ne kadar kırılgan olabileceğini,birbirimize aslında ne kadar az şeyi anllattığımızı oldukça sert ve dürüst bir şekilde yüzümüze yüzümüze çarpmış.
Bir kadının kendini yeniden keşfetme yolculuğunu,zaten ölmüş bir ilişkinin sadece Zoey ile görünür kıldığını ve Dolores'in tek başına David'siz kendi hayatına devam edebileceğini kendine dayatılan eş,anne,kadın rollerinden sıyrılıp bir yapay zeka üzerinden kendi gerçek kimliği ile tanışmasına neden olan,kaybının sessizliğini, suçlulukla karışan sevgiyi ve iyileşmenin ne kadar kırılgan olduğunu anlatan bir kitaptı okuduğum...
Modern dünyanın en kalabalık yalnızlıklarına bir güncelleme gibi gelen bu romanı bitirdiğinizde, sevdiklerinizin gerçek sesine çok daha sıkı sarılmak isteyeceksiniz.
The Kitap Yayınları