Bir cins Arap kısrağı gibi, barut kokusu ve silah sesleriyle heyecana gelen Selma Hanım, silahını yanındaki nefere uzatan genç zabitin yanına yaklaşıp sordu:
“Muharebe, ne vakit başlayacak?”
“Pek yakında. Bu hafta içinde mutlaka bir taarruz bekliyoruz.”
“Beni de cepheye alın, beni de... Ne olur.”
Hakkı Bey genç kadını ilk defa görüyormuş gibi baştan aşağıya süzdü:
“Sahi, ister misiniz, size, Eskişehir hastahanelerinde bir vazife bulalım?” dedi.
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu