Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 30 Mart 2026 16:18 Pınar Kür ile tanışma kitabım oldu. Çok geç kaldığım bir okuma olduğunu düşünüyorum. Bence zamanının çok ötesinde bir eser. Hem kurgu açısından hem de ele aldığı konu itibariyle son derece yenilikçi ve cesur bir roman olduğunu söyleyebilirim. Zaten yeni olan birçok şey gibi cezalandırılmaktan kaçamamış...
Özellikle kurgusunu çok sevdim çünkü aynı olayı üç farklı gözden okuyorsunuz. Bu çok çok önemli. Yaşananları daha net görebilmek olaya daha fazla hakim olabilmek adına kitabı olabildiğince sindirmenizi sağlıyor. Eserde yer net bir şekilde belirtilmese de tasvirlerden İstanbul'da geçtiği anlaşılıyor ve yazarın söylediğine göre gerçek yaşanmış bir olaydan esinlenilmiş bu da okurken daha fazla ızdırap çekmenize neden oluyor. Evet ızdırap çekiyorsunuz çünkü ortada sadece trajik bir hayat öyküsü yok aynı zamanda da insafsız bir adaletsizlik var.
Eserde karakterimiz çocuk yaşta yetim kalıyor ve sonrasında bir eve veriliyor orada da ilerleyen yıllarda acımasızca taciz ediliyor. Yazar bu sahneleri olabildiğince açık bir dille yazmış, okurken yaşananlar adeta gözünüzün önünde canlanıyor ve son derece rahatsız edici bir yanı olduğu için durarak, sindirerek okumak zorunda kalıyorsunuz.
Olay sadece taciz edilmesiyle kalmıyor ancak ben konusundan daha fazla bahsetmeden şunu söylemek istiyorum; Pınar Kür ya da kadın yazarlar olmasaydı bu konuları kim edebiyata taşırdı? Hadi bir erkeğin içine dert oldu eserlerinde yer verdi diyelim bu kadar gerçek yansıtılabilir mi? Eserde okuduğumuz hakim erkek değil de kadın olsaydı sonuç aynı mı olurdu? Tam da bu noktada kadınların daha çok hayatın içinde olmalarının iş hayatının her alanında var olmalarının önemini görüyoruz.
Sonuç olarak kitabı herkese tavsiye ederim.. Keyifle okuyacağınızı söyleyemem ama bazen de keyfimiz kaçmalı öyle değil mi?