·592 syf.····Okunma: 29 Mart 2026 09:25 Türkiye Cumhuriyetinin ilk yılları... Savaştan yeni çıkmış yorgun ve yeniliğe ayak uydurmaya çalışan yoksul ama kendi varlığını keşfeden ve varolmaya çalışan halk bir tarafta; diğer tarafta Osmanlı'nın şaşalı ve gösterişli hayatına alışkın kölelik anlayışına sahip ve içten içte Cumhuriyeti ve Mustafa Kemal Atatürk'ü ve yaptıklarını benimsemeyen saray soylu aileleri... Başka bir tarafta Türk Milletinin azminden ve hırsından rahatsız olan , gelişimindeki hızından tedirginlik yaşayan ve nifak sokmaya ve isyan çıkarmaya çalışan yabancı güçler...
Ülkü,İlmiye, Ayşe, Ali Seniha ve Zübeyde Anadolu'dan savaşın yaralarını sarmak için İstanbula göç ederler. Saltanat yanlısı zümreler tarafından İstanbula göç eden köylüler pek hoş karşılanmamakta ve hor görülmektedir. Ülkü ve ailesi de önyargılara sahip ve geleneklerine ve Osmanlıya gönülden bağlı Selimlerin ailesinin apartmanına taşınırlar. Selim sadrazam oğlu asil bir soydan gelmektedir, annesi Latife Hanım ve teyzesi Lütfiye Hanım gibi Cumhuriyet rejimine içten içe karşıdırlar. Başlangıçta küçümsedikleri hor gördükleri bu köylü aile ile aralarında güçlü bağlar kurulur ve hayatlarının yönü değişir.
Selim Atatürk'ten 'o adam' diye bahsederken kurtuluş savaşında mücadele edenleri 'hainler' diye adlandırırken, Cumhuriyet'i bir yönetim biçimi olarak kabul etmediğini dillendirirken Ülküye duyduğu aşk sayesinde milli mücadelenin savunucusuna dönüşür ki dönüşüm süreci abartılı aşk sahneleri arasında geçiştirilmiş gibi geldi bana. Okurken bir şeyin farkına vardım kendi açımdan herşeyi kusursuz görmeyi tercih etmişim bunca zaman. Aslında tarihte daha da fazlası yaşanılan hor görmeleri, asağılanmaları kabullenmeyişleri karşı direnişleri sırf benim kabulume uymuyor diye neden yok saydım bimiyorum. Benim açımdan bir uyanışa sebep oldu. Kitaplarda kısa ifadelerle belirtilen derin uykudan uyanış sürecinde arka planda yaşanılanlar zorlukları daha net görebilmem farkındalığımı artırdı. Evet çok zor şartlarda kuruldu Cumhuriyet ve yine zor şartlarda inkılaplar yapıldı. Atatürk'ün mücadele ettiği şey sadece toprakları işgal eden düşmanlar değildi elbette. Zihinlerdeki düşmanla mücadele en zor olanıydı şüphesiz.
Başlarda etkileyici ve sürükleyici olduğunu düşündüğüm bu mücadele kitap ilerledikçe etkisini yitirdi bende. İlk başlarda yaşadığım heyecanı sonuna kadar diri tutamadım açıkçası. Sebebiyse Cumhuriyetin ilk zamanlarında direnişi varolma çabasını konu edindiğini düşündüğüm kitabın sonradan bir aşk romanina evrilmesiydi sanırım. Aşk romanı olması da sorun değil aslında 500 küsür sayfa kendini tekrar eden ifadelerden oluşması biraz beni sıktı açıkçası, yarım bırakacak kadar değil ama zorla tamamlayacak kadar... Güçlü kadın imajını vurgulamaya yoğunlaşırken çelişkilerle dolu ifadeler biraz kafa karışıklığına sebep oldu bence. Yarım kalmış hikayeler üstünkörü değinilen gerisi belki gelir diye beklediğim ifadeler de tamamlanmamış hissi yarattı. Bazı olaylardan gereksiz ayrıntılarla bahsedilmesi asıl merak edilen konuların geçiştirilmesi bir boşluk oluşturmuş bence...Satır aralarında gelecekle ilgili verilen ipuçları kitabın sonunun sürpriz olmasını engellemiş kitabın nasıl sonuclanacagini aşağı yukarı tahmin edebiliyoruz ki bu da kitabın lezzetini birazcık azaltmış. Yazarın tarzı belki ama soruyla pekiştirme ilgi çekici olmaktan çok sıkça yapıldığı için bazı durumlarda itici bir hal almış. Ayrı ayrı düşündüğümüzde hoş gelen bazı bölümleri bir bütün olarak ele alındığında bazı bölümlerin gereksizce uzatıldığı kapısındayım. İlmiye, Orhan ve Ali'nin okulda yaşadığı zamanlar uzun uzadıya anlatılırken örneğin pat diye kesiliverdi. Sonra sayfalarca sümerlerle ilgili bilgi verildikten sonra sonucunda bir beklentiye girdim, en azından ilmiye'nin hayatının başka bir yöne evrileceğini düşünmüştüm... Sayısız yaşadığım yarım kalmışlık hislerinden biri daha ;Orhan ve İlmiye'nin nikah sahnesi Orhan ın annesinin yaklaşımı eksik kalmış bence... Selimle Ülkü'nün kavuşsak mı kavuşmasak mı aşk hikayesi yılan hikayesine dönmüş. Kısacası sevmedim diyemem ama aman aman da bayılmadım...