Hani şehir merkezinin trafiğine girmeden transit geçiş sağlayan, dairesel veya kuşak şeklindeki karayolu gibi,
aklın koridorlarında kaybolmadan hafızaya, an’a ve anılara uzanan ve bir döngüyü imleyen bilincin çevre yolundayız Bauchau ile…
Buyurun seyrüsefere..
İki bağımsız hikaye.
İki farklı zaman, iki farklı karakter…
Merkezde insanın ölüm karşısındaki çaresizliği.
Biri anlatıcının 1944’te N**iler tarafından hayatının baharında öldürülen gençlik arkadaşı, cesur dağcı, direnişçi Stephane.
Ve diğeri 1980’li yıllarda kanser tedavisi gören ve yaşamını yitiren gelini, Paule.
Bauchau, Stephane’ın ölümü üzerinden Na***m, Paule’ün hastalığı üzerinden ise ölüm karşısındaki acizliğimizi anlatıyor.
Yargılamayan üslubu ve yalın diliyle insanın güçlü profilinin ardındaki zayıf yönlerini kristal berraklığında gösteriyor.
Romandaki şair, yazar ve aynı zamanda terapist olan anlatıcı bu yönüyle Bauchau’nun yaşamından izler taşıyor. Zirâ kendisi iyi bir romancı olmanın yanı sıra psikanaliz ve sanat üzerine dersler veren, terapistlik yapan bir psikanalist idi.
Auster’ın, “Hiç bedeninizden bir an çıkıp kendinize bakmayı denediniz mi?” dediği gibi yaşadığımız ve yaşanacak olan hayatımıza bir kez daha bakmamızı öneriyor yazar, kendini gerçekten görebilmenin imkânsızlığının imkânında…
ElvanHenry BauchauÇevre Yolu
Çevre YoluHenry Bauchau · Metis Yayıncılık · 201318 okunma