Gönderi

6/10
·528 syf.··
2026 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 13:44
İlk 250 sayfada o kadar sıkıldım ki..Günde 20 sayfa anca okuyabilmişimdir.Rutinlikten fena halde bunaldığımı hatırlıyorum.Aleksey Danilov’un (hikayenin anlatıcısı) iç manoloğunu ,geçmiş askeri anılarını,buluşma yerlerine gidip sonra tekrar ayrılmalarını ya da aralarda Domnikiia’ya uğramasını okuyup durmak çok sıkıcıydı.Sanki tarihi fantazi değil de günlük okuyor gibiydim.Neyse sonunda kitap biraz açılmaya başladı da sonunu getirebildim. Hikaye birbirini uzun yıllardır tanıyan dört askerin bir araya gelmesi ve bi karar almasıyla başlıyor.Yıl 1812.Rus Fransız savaşının olduğu yıl.Fransa gün be gün Rusya da ilerlemeye başlayınca askerlerden biri (Dimitriy) öneride bulunuyor. ”Benim Türklerle savaştığım dönemde tanıştığım bi grup var.Çok iyi savaşçılar.Bir tanesi on adama bedel.Bi Türk birliğini bile yendiler.Ben rica edersem gelirler, Fransızları def etmemize yardım ederler.Fransa Moskova ulaşırlarsa biteriz.En azından böyle bi şansımız olur.” diyor.Diğerleri de kabül ediyor.Bu arada söylemeden geçemeyeceğim, kitapta çok fazla Türklerden bahsediliyor.Ve çoğunlukla korkusuz,acımasız,yenilmesi neredeyse imkansız bi ırk olarak tasvir ediliyor.O kadar çok sık oluyor ki bu, bi noktadan sonra bunu bir tür aşağılama olarak görüp görmeme konusunda kararsız kaldım.Artık içlerine nasıl bi tanrı korkusu saldıysak :D Neyse, fazla irdeleyemeyeceğim.Bu Dimitriy’nin bahsettiği on iki kişilik çete (kendilerine opriçnik diyorlar) geldiğinde planı devreye sokuluyorlar.Başta her şey iyi gidiyor.Ama kısa sürede Aleksey asıl tehlikenin çok daha yakınında olduğunu anladığında verilen mücadele yön değiştiriyor. Karakterlere gelirsek.Maks dışında galiba hiçbirine ısınamadım.Ve haliyle hikayeye girmemi çok zorlaştırdı.O yüzden kendimi sadece olaylara verdim.Çok fazla mantıksız şeyler vardı.Özellikle Dimitriy karakteri.Yani bu kadar da aptal olunmaz be kardeşim.Ve son ana kadar “ama bizim yararımıza diyip” durdu.Sonra da ne kadar korkak olduğu ortaya çıktı.Son çabası ise bu hislerimi yok etmeye yetmedi.Vadim zaten çok az dahil olan bi karakterdi.Grupta en yüksek rütbeli oyken böyle tercih edilmesi, garip..Maks içlerinde tek ilgimi çeken karakterdi.Aleksey ise karışık bi karakter.Özellikle şu aşk paradoksu beni sıktı.Biraz açık uçlu olmuş olsa da hikaye burada bitebilirdi.Ama dört kitap daha var ve devam edip etmeme konusunda kararsızım.Beklentimi karşılayamadı maalesef.İncelemeyi yazmadan önce 7 puan veririm diye düşünüyordum ama yazdıklarıma bakınca 6 vermek daha doğru olacak.Bir gün mutlaka devam edeceğim.Çünkü baskısı tükendiği için zar zor bulmuşken hikayeyi yarım bırakamam.Umarım devam kitapları daha iyidir.
İnceleme
On İkiJasper Kent · Can Yayınları · 2010643 okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.