Richard Bach ’ın ölümsüz eseri Martı Jonathan Livingston , sadece bir kuşun kanat çırpışlarını değil; ruhun esaretten özgürlüğe, sığlıktan derinliğe uzanan kutsal isyanını anlatır. Çoğu martı için uçmak sadece karın doyurmakken, Jonathan için uçmak bir "oluş" sanatıdır. O, toplumsal kalıpların ve "bin yıllık balık peşinde koşma" geleneğinin ötesinde, kendi hakikatini arayan bir öncüdür.
Bu eser, Kreatif Kültür Sanat Topluluğu olarak savunduğumuz "anlamlı bir hayat inşa etme" gayesinin edebi bir tezahürüdür. Jonathan bize fısıldar: “Bedeniniz, düşüncelerinizden başka bir şey değildir. ” Eğer zihninizdeki zincirleri kırarsanız, gökyüzünün en uzağını görecek irtifaya ulaşırsınız. Kitap, bireyin kendi sınırlarını aşarak mükemmelliğe yürümesini, bir "bireysel hırs" olarak değil, bilakis başkalarına el uzatacak bir "tekamül" borcu olarak resmeder.
Martı Jonathan, sizi görünenin ötesine, basiretle bakmaya ve sadece hayatta kalmak için değil, "insan olmak" için kanat çırpmaya davet ediyor. Gözlerinizle gördüklerinize inanmayı bırakıp anlayışınızla bakmaya hazırsanız; bu kitap size sadece uçmayı değil, özgürlüğün asıl koordinatlarını öğretecek.
"En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir."