"Ey İsanlar!
Size ne oldu dininizi unuttunuz, onurunuzu terk ettiniz. Allah'a yardım etmekten geri kaldınız da, O da size yardım etmedi? Dik durmayı müşriklere uygun gördünüz. Halbuki izzet, Allah'ın, Resûlü'nün ve mü'minlerindir.
Vay halinize! Allah'ın ve sizin düşmanınızı, babalarınızın kanını akıtarak suladığı toprağınızı çiğnerken görmek, benliğinizi ezmiyor, size acı vermiyor mu? Siz dünyanın efendileri idiniz; şimdi sizi düşman horluyor, köleleştiriyor. Sizin kardeşlerinizi düşmanın kuşatıp kahretmesi kalplerinizi ürpertmiyor mu, duygularınızı hareket ettirmiyor mu?
Kardeşleriniz orada ateşe atılıp alevler içinde yanarken, siz burada zevkinize bakıp, yiyip içecek misiniz?
Ey İnsanlar!
Savaş başladı, cihad ilan edildi, gök kapıları açıldı. Eğer siz cihad edecek delikanlılar değilseniz, açın yolu da kadınlar cihad etsin!
Alın ziynet takımlarınızı gelin ey sarıklı, sakallı kadınlar! (Elindeki bir bohçayı göstererek):
Gidin dikiş yapın. İşte size kumaş ve ip!
İnsanlar!
Bu ip ve bezler neyden yapıldı biliyor musunuz? Bunu kadınlar saçlarından yaptılar. Çünkü başka bir şeyleri yoktu.
Vallahi bu örgüler, namus endişesiyle güneş ışığından bile korunmuş kadınların saç örgüleriydi. Kestiler onları. Artık aşk bitti. Mukaddes cihad başladı. Allah için cihad başladı. Toprağı ve namusu koruma cihadı başladı.
Bunlardan dikiş yapamıyorsanız alın yine, kendinize kuyruk, tırnak yaparsınız. Bunlar kadın saçıdır, kadın. Hiç mi sizde düşünce kalmadı? (Sonra elindeki bohçayı, konuşma yaptığı minberden camideki cemaatin üzerine fırlattı ve şöyle bağırdı):
Ey cami direkleri, yürüyün!
Ey mezar taşları, yıkılın!
Ey kalp, yan, kavrul kederden!
Erkeklerin erkekliği gitti!"