·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Nisan 2026 08:56 John Steinbeck yıllar önce bir roman yazdı: Fareler ve İnsanlar. Kısaydı, ama bazı kitaplar vardır sayfaları az, gerçeği fazladır. Bu da onlardan biriydi.
Bugün dönüp baktığımızda, o romanın bir hikâye değil, bir teşhis olduğunu daha net görüyoruz, çünkü Steinbeck’in anlattığı şey iki adamın dostluğu değildi. O, insanların neden hayal kurmak zorunda kaldığını anlatıyordu.
Bugün de değişen bir şey yok.
Hâlâ insanlar kendilerine ait olmayan hayatların içinde, kendilerine ait olmayan umutlar biriktiriyor. Hâlâ küçük bir ev, biraz huzur, kimseye muhtaç olmadan yaşamak gibi basit hayaller, ulaşılması imkânsız birer lükse dönüşmüş durumda. Ve hâlâ birileri çıkıp buna “çaba eksikliği” diyor.
İnsanlar hayal kurmaz, hayal kurmaya mecbur bırakılır.
George Milton ile Lennie Small’ın kurduğu küçük toprak hayali, aslında bir hedef değildi. O, sistemin dışında kalabilmek için uydurulmuş bir kaçış planıydı. İnsan, dayanamayacağı bir gerçeğin içinde yaşıyorsa, kendine katlanabilmek için bir masal icat eder.
Bugün de insanlar aynı şeyi yapıyor.
Bir işte tutunmaya çalışan genç, ay sonunu getiremeyen bir aile, kendi hayatını kuramadan başkalarının düzenine yamalanan milyonlar… Hepsi bir gün “kendi hayatlarını yaşayacaklarına” inanıyor. Ama o gün hiçbir zaman gelmiyor, çünkü o günün gelmemesi üzerine kurulu bir düzen var.
Steinbeck’in çiftliği küçük bir dünyaydı. Ama o dünyada gördüğümüz her şey bugün daha büyüğünde, daha sertinde yaşanıyor.
Dışlananlar hâlâ var, yalnız bırakılanlar, sesi duyulmayanlar hâlâ var.
Crooks bugün başka isimlerle yaşıyor.
Curley’s wife hâlâ kimliksiz, Lennie Small hâlâ korunamıyor, çünkü bu düzen, en çok kendini savunamayanı ezer.
Romanın sonunda bir adam, en yakın arkadaşını öldürür. Bu bir öfke anı değil, sistem sonucudur. Bazen bu dünyada birini yaşatmak, onu öldürmekten daha acımasızdır.
Kimse buna gerçekten karşı çıkmaz.
Herkes biraz üzülür, sonra hayatına devam eder.
Bugün de öyle olmuyor mu? Birileri düşüyor, birileri eziliyor, birileri hayallerini gömüyor, diğerleri izliyor, sonra unutuyor. Steinbeck’in romanı bitmedi, sadece karakterler değişti.
Artık kimse Lennie kadar masum değil… ama herkes biraz George kadar çaresiz.